Parfüm Sağlığı Nasıl Korunur?

timberwolf

Pure Parfum
Satış Onaylı
Katılım
16 Ocak 2021
Mesajlar
1,079
Merhabalar,

Yakın zamanda İzmir'e yerleşme gibi bir ihtimal ortaya çıktı. Haliyle de parfümlerimi İzmir'in meşhur sıcağında ve neminde nasıl bu etmenlerden koruyabilirim diye düşünmeye başladım. Buzdolabında saklamayı düşünmüyorum çünkü kristalleşmeyle birlikte esansın azalıp alkol oranının arttığını okumuştum bir yerde, bu da parfüme zarar veren bir durum tabi. Özellikle sıcak ve nemli bölgelerde yaşayanlar bu duruma nasıl çözümler buldu çok merak ediyorum. Deneyim ve gözlemlerinizi paylaşırsanız sevinirim...
 

Zulkarneyn

Perfume Lover
Satış Onaylı
Katılım
10 Ağu 2016
Mesajlar
1,486
Parfümlerden ziyade herşeyi bozan temel faktör "ısı değişimi" sıcaklık farkıdır.
ısıyı stabil tutabilecek ve direkt gün ışığına maruz kalmayan yerde muhafaza edebilirsiniz artık bu bir dolap olabilir vs..
Derya hocam geçenler de yurtdışı gezisinde vintage parfümlerin muhafaza edildiği dolap ı göstermişti. "17 derece" de sabitlenmiş sıcaklık :)
 

timberwolf

Pure Parfum
Satış Onaylı
Katılım
16 Ocak 2021
Mesajlar
1,079
Parfümlerden ziyade herşeyi bozan temel faktör "ısı değişimi" sıcaklık farkıdır.
ısıyı stabil tutabilecek ve direkt gün ışığına maruz kalmayan yerde muhafaza edebilirsiniz artık bu bir dolap olabilir vs..
Derya hocam geçenler de yurtdışı gezisinde vintage parfümlerin muhafaza edildiği dolap ı göstermişti. "17 derece" de sabitlenmiş sıcaklık :)
Öncelikle cevabınız için teşekkür ederim. Sözünü ettiğiniz dolap konusunda bir bilgim yok ancak şunu sorabilirim, mesela herhangi bir dolap bu ısı değişimini engeller mi? Yoksa dolapta kullanılan malzeme, hatta bu malzemenin kalınlığına da dikkat etmek gerekir mi?
 

Rayihaa

Pure Parfum
Satış Onaylı
Katılım
13 Mar 2022
Mesajlar
742
İzmir'den bildiriyorum :)

Parfümler için nem, şişeye giremeyeceği için bir bozulma faktörü değil, kritik olan aşırı sıcak ve ani ısı değişimleri.

Ben parfümlerimi kendi kutularında saklyorum, onları da daha büyük karton kutulara tasnifliyorum. Açılmamış yedek parfümleri koyduğum büyük kutuları da gardropta tutuyorum. Evde nadiren klima kullanırım, odada klima da yok ancak yazın panjurunu kapalı bırakıyorum. Ara kat ve kısa cephe olduğundan o oda hiçbir zaman çok sıcak olmuyor. Henüz bozulan bir parfümüm olmadı.

İmkanınız varsa en serin, en kısa süre güneş alan odayı seçmenizi, ısı yalıtımı iyi ahşap bir dolap edinmenizi öneririm. İmkanınız ve koleksiyonunuz çok genişse, şarap saklanan sabit dereceli dolaplardan edinebilirsiniz.
 

heston

Eau de Cologne
Katılım
2 Kas 2020
Mesajlar
62
Selam,

Parfümlerin bozulmasına yol açan üç başat faktör var:

Isı: Ortam sıcaklığı ne kadar düşükse, parfümlerin bozulma hızı eksponansiyel olarak o kadar yavaşlayacaktır. Osmotheque'te parfümler eskiden 4 °C'deki soğuk bir odada tutuluyorken son birkaç yıldır 12 °C'deki şarap dolaplarında saklanmakta. Ve Luca Turin'in dediği gibi, "Bu Jean Kerleo için yeterince iyiyse benim için de uygun.". 12 °C'den düşük sıcaklıktaki bir dolaptan parfümü çıkarttığınız anda şişe üzerinde hızla yoğuşma olacağı, buna bağlı olarak şişedeki yazılar ve etiketler zamanla zarar göreceği, ayrıca sizin de bahsettiğiniz gibi parfümde kristalleşme problemi yaşanabileceği için benim tercihim şarap dolaplarından yana. Eğer bu iki olanak da ulaşılamaz ise evin en serin odasında bir dolapta saklamak en mantıklı seçenek. Su, ısıyı havadan 20 kat daha iyi ilettiği için dolabın içindeki nemi azaltmak adına (evcil hayvanların ve çocukların ulaşamayacağı şekilde) silikadan yardım alabilir, yalıtımı artırmak için dolabın iç yüzeylerini strafor ile kaplayabilirsiniz.

Işık: Direkt güneş ışığı, parfümleri birkaç hafta içinde kullanılamaz hale getirebilir; tabii bu süre güneşe kıyasla bir hayli uzun olsa da oda aydınlatmaları da. Çözümü çok basit, parfümlerinizi ışık almayan bir ortamda muhafaza etmek. Bu ortam parfümlerin kendi kutuları, bir dolap veya kapkaranlık bir oda olabilir. Eğer bu ortamı sağlamak mümkün değilse; güneş ışığı kalın perdeler, oda aydınlatmaları ise ampulleri çevreleyen yarı saydam lambalar veya UV üretmeyen LED ampuller ile kontrol altına alınabilir.

Oksijen ve su: Parfüm şişelerindeki sprey mekanizmalarının büyük bir çoğunluğu, şişenin içine hava vererek parfümü dışarı itme ilkesiyle çalışır. Nasıl ki bir şarap veya bir paketli gıda açıldıktan kısa bir süre sonra bozuluyorsa, parfümler de (yüksek oranda alkol ihtiva etmelerine rağmen) hava ile ne kadar fazla temas ederlerse o kadar hızlı bozulurlar. Sprey mekanizmasına basıldıkça, hava ile birlikte nem de şişenin içine nüfus eder. Su, her ne kadar hava kadar büyük bir problem teşkil etmese de parfümde stabilizasyon problemleri yaratabilir. Bu ikilinin azizliğine uğramamak için parfümü, bağıl nemi düşük bir odada spreyleyebilir, veya -pek mümkün olmasa da- Osmotheque'te uygulandığı gibi şişelerin içine daha ağır bir gaz olan argon ekleyerek parfümün oksijen ile temasını kesebilirsiniz.
 

Rayihaa

Pure Parfum
Satış Onaylı
Katılım
13 Mar 2022
Mesajlar
742
Benim de merak ettiğim 2 şey var:

* Parfüm azaldıkça ve içerideki hava miktarı arttıkça bozulma hızı da artar mı?

* Yayvan biçimli şişelerde havayla temas eden sıvı yüzeyi, aynı hacimli uzun bir şişeye göre daha geniş olduğundan bozulma da daha hızlı mı olur? Eğer öyle ise yayvan şişeleri dikine çevirerek sıvı yüzeyini azaltarak saklamak daha mı mantıklıdır?
 

heston

Eau de Cologne
Katılım
2 Kas 2020
Mesajlar
62
Benim de merak ettiğim 2 şey var:

* Parfüm azaldıkça ve içerideki hava miktarı arttıkça bozulma hızı da artar mı?

* Yayvan biçimli şişelerde havayla temas eden sıvı yüzeyi, aynı hacimli uzun bir şişeye göre daha geniş olduğundan bozulma da daha hızlı mı olur? Eğer öyle ise yayvan şişeleri dikine çevirerek sıvı yüzeyini azaltarak saklamak daha mı mantıklıdır?
1) Evet, ortamdaki mevcut oksijen miktarı artmış olacağı için parfümdeki oksidasyon ve ingirgenme tepkimeleri, yani bozulma hızlanır. Bu korelasyonu gözlemlemek için basit ve eğlenceli şu deneyi yapabilirsiniz: Yeni bir şişe sek vermutu açıp 250 ml'lik boş bir şişeyi ağzına kadar, aynı hacimdeki başka bir şişeyi yarıya kadar doldurun. İki şişeyi de 1 ay buzdolabında sakladıktan sonra koku ve tatlarındaki değişimleri gözlemleyin.

2) Hava ile temas eden yüzey alanı arttıkça bu tepkimeler hızlanır. Yine şaraptan örnek vereceğim: şarapların açıldıktan sonra karaf içinde havalandırılmasının, estetik kaygı dışındaki bir diğer sebebi de karafa dökülen şarabın yüzey alanının, şişedekine kıyasla daha fazla olmasıdır. Yayvan bir parfüm şişesini dikey olarak saklamak hava ile temas eden yüzey alanını azaltacağı için gayet mantıklı.
 

Rayihaa

Pure Parfum
Satış Onaylı
Katılım
13 Mar 2022
Mesajlar
742
1) Evet, ortamdaki mevcut oksijen miktarı artmış olacağı için parfümdeki oksidasyon ve ingirgenme tepkimeleri, yani bozulma hızlanır. Bu korelasyonu gözlemlemek için basit ve eğlenceli şu deneyi yapabilirsiniz: Yeni bir şişe sek vermutu açıp 250 ml'lik boş bir şişeyi ağzına kadar, aynı hacimdeki başka bir şişeyi yarıya kadar doldurun. İki şişeyi de 1 ay buzdolabında sakladıktan sonra koku ve tatlarındaki değişimleri gözlemleyin.

2) Hava ile temas eden yüzey alanı arttıkça bu tepkimeler hızlanır. Yine şaraptan örnek vereceğim: şarapların açıldıktan sonra karaf içinde havalandırılmasının, estetik kaygı dışındaki bir diğer sebebi de karafa dökülen şarabın yüzey alanının, şişedekine kıyasla daha fazla olmasıdır. Yayvan bir parfüm şişesini dikey olarak saklamak hava ile temas eden yüzey alanını azaltacağı için gayet mantıklı.
Cevabınız için teşekkür ederim. Sorularımda beni şüpheye düşüren şey, parfüm şişesinin dışarı çıkan sıvı hacmi kadar havanın içeri girebildiği, kendi kimyasal dengesini kurmaya çalışan kontrollü bir ortam olmasıydı. x hacimli parfümün içinde okside olabilecek madde miktarı (a) ile x hacimli havadaki oksijen miktarının (b) birbiri ile oranının bozulma sürecini giderek hızlandırma (b>a) ya da yeni hava girişi olana kadar hızlıca dengeye ulaşıp bozulmayı belli noktada durdurma (a>b) olasılıkları... Eğer varsayımım doğru ise, eşit koşullarda, bazı parfümlerin çabuk bozulması, bazılarının ufak değişikliklerle uzun süre dayanması söz konusu olmalı.

(Doğru ifade edebildim mi, emin değilim. Lisedeyken redoks konusunu daha iyi dinlemeliymişim.)

Malzemelerin ısı iletkenliği ile ilgili hesap yöntemlerini artık hatırlamasam da, nemin sıcaklık geçişine etkisini pratikte görmek için şu kısa yol kullanılabilir sanıyorum: Hava koşulları için sıcaklık ve nem oranına bağlı "hissedilen sıcaklık" tabloları mevcut. Evimde gördüğüm en yüksek sıcaklık galiba 33'tü, İzmir için yaz mevsimi, bağıl nemin %50 ile en düşük olduğu dönem; bu değerler için hissedilen sıcaklık hesap tablosunda 37 derece gösterilmiş.
 

timberwolf

Pure Parfum
Satış Onaylı
Katılım
16 Ocak 2021
Mesajlar
1,079
İzmir'den bildiriyorum :)

Parfümler için nem, şişeye giremeyeceği için bir bozulma faktörü değil, kritik olan aşırı sıcak ve ani ısı değişimleri.

Ben parfümlerimi kendi kutularında saklyorum, onları da daha büyük karton kutulara tasnifliyorum. Açılmamış yedek parfümleri koyduğum büyük kutuları da gardropta tutuyorum. Evde nadiren klima kullanırım, odada klima da yok ancak yazın panjurunu kapalı bırakıyorum. Ara kat ve kısa cephe olduğundan o oda hiçbir zaman çok sıcak olmuyor. Henüz bozulan bir parfümüm olmadı.

İmkanınız varsa en serin, en kısa süre güneş alan odayı seçmenizi, ısı yalıtımı iyi ahşap bir dolap edinmenizi öneririm. İmkanınız ve koleksiyonunuz çok genişse, şarap saklanan sabit dereceli dolaplardan edinebilirsiniz.
Şu an evimdeki dolabın en azından yeterli bir ısı yalıtımı yapabilecek kadar kalın duvarlı ve kaliteli bir dolap olmadığını düşünüyorum, gerçi şimdiye kadar da kalitelisine ihtiyacım olmamıştı açıkçası, anlaşılan sizin tarif ettiğiniz bir şekilde dolap yaptırıp kullanmakta fayda var. Sabit dereceli dolaplar ise epey pahalı göründü gözüme:) ben marangozcudan devam sanırım. Teşekkür ederim
 

Rayihaa

Pure Parfum
Satış Onaylı
Katılım
13 Mar 2022
Mesajlar
742
Şu an evimdeki dolabın en azından yeterli bir ısı yalıtımı yapabilecek kadar kalın duvarlı ve kaliteli bir dolap olmadığını düşünüyorum, gerçi şimdiye kadar da kalitelisine ihtiyacım olmamıştı açıkçası, anlaşılan sizin tarif ettiğiniz bir şekilde dolap yaptırıp kullanmakta fayda var. Sabit dereceli dolaplar ise epey pahalı göründü gözüme:) ben marangozcudan devam sanırım. Teşekkür ederim
Parfüm şişelerinizin yüksekliğinden 5 cm. daha yüksek karton kutular bulup (mesela İkea'da çok şık ve makul fiyatlı, dekoratif kutular oluyor) kutu ve kapak içini yapı marketlerde bulabileceğiniz köpük yalıtım levhası ile kaplayabilirsiniz. Bu köpüklerin yüzeyleri temiz ve basınç dayanımları yüksek, dağılma, toz dökme yapmıyorlar. En azından uzun süre kenarda duracak yedekleri ya da mevsiminin geçtiğini düşündüklerinizi bu yalıtımlı kutularda tasnifleyebilirsiniz. Dolabı içten köpükle kaplayıp yalıtımlı hale de getirebilirsiniz.
 

timberwolf

Pure Parfum
Satış Onaylı
Katılım
16 Ocak 2021
Mesajlar
1,079
Selam,

Parfümlerin bozulmasına yol açan üç başat faktör var:

Isı: Ortam sıcaklığı ne kadar düşükse, parfümlerin bozulma hızı eksponansiyel olarak o kadar yavaşlayacaktır. Osmotheque'te parfümler eskiden 4 °C'deki soğuk bir odada tutuluyorken son birkaç yıldır 12 °C'deki şarap dolaplarında saklanmakta. Ve Luca Turin'in dediği gibi, "Bu Jean Kerleo için yeterince iyiyse benim için de uygun.". 12 °C'den düşük sıcaklıktaki bir dolaptan parfümü çıkarttığınız anda şişe üzerinde hızla yoğuşma olacağı, buna bağlı olarak şişedeki yazılar ve etiketler zamanla zarar göreceği, ayrıca sizin de bahsettiğiniz gibi parfümde kristalleşme problemi yaşanabileceği için benim tercihim şarap dolaplarından yana. Eğer bu iki olanak da ulaşılamaz ise evin en serin odasında bir dolapta saklamak en mantıklı seçenek. Su, ısıyı havadan 20 kat daha iyi ilettiği için dolabın içindeki nemi azaltmak adına (evcil hayvanların ve çocukların ulaşamayacağı şekilde) silikadan yardım alabilir, yalıtımı artırmak için dolabın iç yüzeylerini strafor ile kaplayabilirsiniz.

Işık: Direkt güneş ışığı, parfümleri birkaç hafta içinde kullanılamaz hale getirebilir; tabii bu süre güneşe kıyasla bir hayli uzun olsa da oda aydınlatmaları da. Çözümü çok basit, parfümlerinizi ışık almayan bir ortamda muhafaza etmek. Bu ortam parfümlerin kendi kutuları, bir dolap veya kapkaranlık bir oda olabilir. Eğer bu ortamı sağlamak mümkün değilse; güneş ışığı kalın perdeler, oda aydınlatmaları ise ampulleri çevreleyen yarı saydam lambalar veya UV üretmeyen LED ampuller ile kontrol altına alınabilir.

Oksijen ve su: Parfüm şişelerindeki sprey mekanizmalarının büyük bir çoğunluğu, şişenin içine hava vererek parfümü dışarı itme ilkesiyle çalışır. Nasıl ki bir şarap veya bir paketli gıda açıldıktan kısa bir süre sonra bozuluyorsa, parfümler de (yüksek oranda alkol ihtiva etmelerine rağmen) hava ile ne kadar fazla temas ederlerse o kadar hızlı bozulurlar. Sprey mekanizmasına basıldıkça, hava ile birlikte nem de şişenin içine nüfus eder. Su, her ne kadar hava kadar büyük bir problem teşkil etmese de parfümde stabilizasyon problemleri yaratabilir. Bu ikilinin azizliğine uğramamak için parfümü, bağıl nemi düşük bir odada spreyleyebilir, veya -pek mümkün olmasa da- Osmotheque'te uygulandığı gibi şişelerin içine daha ağır bir gaz olan argon ekleyerek parfümün oksijen ile temasını kesebilirsiniz.
1) Evet, ortamdaki mevcut oksijen miktarı artmış olacağı için parfümdeki oksidasyon ve ingirgenme tepkimeleri, yani bozulma hızlanır. Bu korelasyonu gözlemlemek için basit ve eğlenceli şu deneyi yapabilirsiniz: Yeni bir şişe sek vermutu açıp 250 ml'lik boş bir şişeyi ağzına kadar, aynı hacimdeki başka bir şişeyi yarıya kadar doldurun. İki şişeyi de 1 ay buzdolabında sakladıktan sonra koku ve tatlarındaki değişimleri gözlemleyin.

2) Hava ile temas eden yüzey alanı arttıkça bu tepkimeler hızlanır. Yine şaraptan örnek vereceğim: şarapların açıldıktan sonra karaf içinde havalandırılmasının, estetik kaygı dışındaki bir diğer sebebi de karafa dökülen şarabın yüzey alanının, şişedekine kıyasla daha fazla olmasıdır. Yayvan bir parfüm şişesini dikey olarak saklamak hava ile temas eden yüzey alanını azaltacağı için gayet mantıklı.
Cevabınız için teşekkür ederim. Sorularımda beni şüpheye düşüren şey, parfüm şişesinin dışarı çıkan sıvı hacmi kadar havanın içeri girebildiği, kendi kimyasal dengesini kurmaya çalışan kontrollü bir ortam olmasıydı. x hacimli parfümün içinde okside olabilecek madde miktarı (a) ile x hacimli havadaki oksijen miktarının (b) birbiri ile oranının bozulma sürecini giderek hızlandırma (b>a) ya da yeni hava girişi olana kadar hızlıca dengeye ulaşıp bozulmayı belli noktada durdurma (a>b) olasılıkları... Eğer varsayımım doğru ise, eşit koşullarda, bazı parfümlerin çabuk bozulması, bazılarının ufak değişikliklerle uzun süre dayanması söz konusu olmalı.

(Doğru ifade edebildim mi, emin değilim. Lisedeyken redoks konusunu daha iyi dinlemeliymişim.)

Malzemelerin ısı iletkenliği ile ilgili hesap yöntemlerini artık hatırlamasam da, nemin sıcaklık geçişine etkisini pratikte görmek için şu kısa yol kullanılabilir sanıyorum: Hava koşulları için sıcaklık ve nem oranına bağlı "hissedilen sıcaklık" tabloları mevcut. Evimde gördüğüm en yüksek sıcaklık galiba 33'tü, İzmir için yaz mevsimi, bağıl nemin %50 ile en düşük olduğu dönem; bu değerler için hissedilen sıcaklık hesap tablosunda 37 derece gösterilmiş.
Benim türkçe, matematik bazen yetmemek... Şaka bir yana detaylı değerlendirmeleriniz için çok teşekkürler. Plus: yayvan biçimli şişelerimi de dikine çevirip koydum..
Parfüm şişelerinizin yüksekliğinden 5 cm. daha yüksek karton kutular bulup (mesela İkea'da çok şık ve makul fiyatlı, dekoratif kutular oluyor) kutu ve kapak içini yapı marketlerde bulabileceğiniz köpük yalıtım levhası ile kaplayabilirsiniz. Bu köpüklerin yüzeyleri temiz ve basınç dayanımları yüksek, dağılma, toz dökme yapmıyorlar. En azından uzun süre kenarda duracak yedekleri ya da mevsiminin geçtiğini düşündüklerinizi bu yalıtımlı kutularda tasnifleyebilirsiniz. Dolabı içten köpükle kaplayıp yalıtımlı hale de getirebilirsiniz.
Aa bu fikir de iyi, parfümlerimin genelde kendi kutuları var aslında ama illa kutudan çıkarmaya gerek kalmadan direkt kutunun dışına veya o bahsettiğiniz kutuyla parfüm kutusu arasına koyarak da kullanabilirim sanırım. Hepsi bittiğinde dolap ve parfümlerle güzel bir fotoğraf çekip koyacağım buraya da:)
 

halil ibrahim

Extrait de Parfum
Satış Onaylı
Katılım
11 Şub 2021
Mesajlar
515
4 ay önce izmire taşınan biri olarak yazıyorum yazlık cok parfumum olmadığını buraya gelince anladım:)cok sıcak olan dönmede ne yalan söyleyeyim ben de buızdolabına attım parfumlerı eve gidince çıkarayım bari😃
konu için ve yorumlarınız için teşekkürler
 

Rayihaa

Pure Parfum
Satış Onaylı
Katılım
13 Mar 2022
Mesajlar
742
Aa bu fikir de iyi, parfümlerimin genelde kendi kutuları var aslında ama illa kutudan çıkarmaya gerek kalmadan direkt kutunun dışına veya o bahsettiğiniz kutuyla parfüm kutusu arasına koyarak da kullanabilirim sanırım. Hepsi bittiğinde dolap ve parfümlerle güzel bir fotoğraf çekip koyacağım buraya da:)
Parfümleri tek tek yalıtımlı kutulara koymayı tavsiye etmişim gibi anlaşılmış galiba ama bahsettiğim kutular içini köpükle kapladıktan sonra 8-10 tane kutulu parfüm alabilecek, yaklaşık ayakkabı kutusu büyüklüğünde. Birkaç kutu edinip mevsim, marka veya türlere göre tasnif de yapabilirsiniz.
 

heston

Eau de Cologne
Katılım
2 Kas 2020
Mesajlar
62
Cevabınız için teşekkür ederim. Sorularımda beni şüpheye düşüren şey, parfüm şişesinin dışarı çıkan sıvı hacmi kadar havanın içeri girebildiği, kendi kimyasal dengesini kurmaya çalışan kontrollü bir ortam olmasıydı. x hacimli parfümün içinde okside olabilecek madde miktarı (a) ile x hacimli havadaki oksijen miktarının (b) birbiri ile oranının bozulma sürecini giderek hızlandırma (b>a) ya da yeni hava girişi olana kadar hızlıca dengeye ulaşıp bozulmayı belli noktada durdurma (a>b) olasılıkları... Eğer varsayımım doğru ise, eşit koşullarda, bazı parfümlerin çabuk bozulması, bazılarının ufak değişikliklerle uzun süre dayanması söz konusu olmalı.

(Doğru ifade edebildim mi, emin değilim. Lisedeyken redoks konusunu daha iyi dinlemeliymişim.)

Malzemelerin ısı iletkenliği ile ilgili hesap yöntemlerini artık hatırlamasam da, nemin sıcaklık geçişine etkisini pratikte görmek için şu kısa yol kullanılabilir sanıyorum: Hava koşulları için sıcaklık ve nem oranına bağlı "hissedilen sıcaklık" tabloları mevcut. Evimde gördüğüm en yüksek sıcaklık galiba 33'tü, İzmir için yaz mevsimi, bağıl nemin %50 ile en düşük olduğu dönem; bu değerler için hissedilen sıcaklık hesap tablosunda 37 derece gösterilmiş.
Ortaya attığınız olasılıklar, ilk girdiyi yazdıktan sonra benim de aklımı kurcaladı ve bunları organik kimyacı bir arkadaşıma sordum. Ayrıca söylemeden edemeyeceğim, sizin de bu olanakları düşündüğünüzü öğrenmek beni sebepsiz yere çok mutlu etti. Aldığım yanıtların temel hatları şu şekilde:

-Parfümler şişelenirken bile içlerinde küçük bir miktar oksijen bulunur. Hiç kullanılmamış bir parfümün raf ömrü daha uzun olsa da ortamda oksijen bulunduğu müddetçe bozulmayı durdurmak, yani bir çeşit mutlak dengeye (equilibrium'a) ulaşmak mümkün değil.

-Her ne kadar dengeye ulaşmak mümkün olmasa da, içeriye tanıtılan yeni oksijen miktarı kısıtlanırsa, bozulma yavaşlatılabilir. Örneğin bir parfüm şişelenirken şişenin yarısının havayla dolu olması ile bir parfümün yarısına kadar belli aralıklarla kullanılması durumlarında bozulma, ortama sürekli yeni oksijen gireceği için, ikinci seçenekte daha hızlı olur.

Bu yanıtlar, tümevarımla, teorinizin doğruluğunu destekler nitelikte. Ortama yeni oksijen dahil olmadıkça, her ne kadar mutlak bir dengeden bahsedemesek de, en azından o hayali durma noktasına doğru ilerledikçe sürekli yavaşlayan bir hareket veya alçalan bir sürat eğrisi olduğunu söylememizin yanlış olmayacağı kanısındayım.

Bazı parfümlerin daha çabuk, bazılarının daha geç bozulmasının ana sebebi ise ihtiva ettikleri ham maddeler ve onların bozulmaya yatkınlıkları. Eşit koşullarda saklanan narenciyeler, aldehitler veya ionone'lar birkaç yıl içinde koku kimliklerini kaybedebilirken sandal ağacı, vetiver veya paçuli aynı süre zarfında ilk halleriyle neredeyse aynı kokabilirler. Bozuk olarak nitelenen bir parfümün ilk sıkıldığına acımtırak kokmasının, ancak 10-15 dakika gibi kısa bir süre içinde yeniden "güzel" kokmaya başlamasının sebebi ise, bozulmaya yatkın ham maddelerin çoğunluğunun uçuculuğunun yüksek olması, yani tepe notası olarak adlandırılması- tabii bunun başta hedione, iso e super ve ambroxan olmak üzere fazlaca istisnası bulunmakta. Gerçi gelişen teknolojiyle birlikte parfümlerin bozulma hızları, eklenen UV emiciler ve stabilizatörlerden ötürü bir hayli yavaşlatılmış durumda.
 

Rayihaa

Pure Parfum
Satış Onaylı
Katılım
13 Mar 2022
Mesajlar
742
Ortaya attığınız olasılıklar, ilk girdiyi yazdıktan sonra benim de aklımı kurcaladı ve bunları organik kimyacı bir arkadaşıma sordum. Ayrıca söylemeden edemeyeceğim, sizin de bu olanakları düşündüğünüzü öğrenmek beni sebepsiz yere çok mutlu etti. Aldığım yanıtların temel hatları şu şekilde:

....

-Her ne kadar dengeye ulaşmak mümkün olmasa da, içeriye tanıtılan yeni oksijen miktarı kısıtlanırsa, bozulma yavaşlatılabilir. Örneğin bir parfüm şişelenirken şişenin yarısının havayla dolu olması ile bir parfümün yarısına kadar belli aralıklarla kullanılması durumlarında bozulma, ortama sürekli yeni oksijen gireceği için, ikinci seçenekte daha hızlı olur.

Bu yanıtlar, tümevarımla, teorinizin doğruluğunu destekler nitelikte. Ortama yeni oksijen dahil olmadıkça, her ne kadar mutlak bir dengeden bahsedemesek de, en azından o hayali durma noktasına doğru ilerledikçe sürekli yavaşlayan bir hareket veya alçalan bir sürat eğrisi olduğunu söylememizin yanlış olmayacağı kanısındayım.
Aynı şekilde, sanırım küçük dertlerime ortak bulduğumu düşünmek mutlu etti beni...

Kimyager arkadaşınızın açıklaması benim biraz daha aklımı karıştırdı açıkçası, çünkü tam tersini düşünüyordum. Kimyasal denge ile ilgili olarak varsayımlarımı gözle görünür hale getirmek adına sıvıyı katıyla, gazı da sıvıyla değiştirerek örneklemeye çalışacağım:

Yeni denklemde

Parfüm (sıvı) ----- Efervesan tablet (katı)
Hava/oksijen (gaz) ---- Su (sıvı)

ile yer değiştirsin.

Havasız ve kapalı iki eşit kaba birer efervesan tablet koyduğumuzu düşünelim. Kaptaki suyun buharlaşması vb. yan süreçleri de ihmal edelim. İçerideki havasız ortamı bozmadan kaba su ekleyecek bir mekanizma kurduğumuzu varsayalım. Değişimin fiziksel mi kimsayal mı olduğu konusunu da ihmal edelim.

1. kaptaki tablete 10 ml. suyu tek seferde boşaltalım (Bahsettiğiniz, fabrika çıkışı yarısı hava dolu şişe durumu). Tablet eriyerek şeklini kaybedecek, 1. günün sonunda 10 ml. suyun kendisini bozabileceği kadar bozulacaktır.

2. kaptaki tablete her gün 1 ml. su damlatalım (parfüm her fıslatıldığında içeri taze hava girmesi durumu). İlk damlada tabletin suyla temas eden kısmı bir miktar bozulacaktır, her geçen gün eklenen su tableti biraz daha eritecektir. 10. günün yani 10 ml.'nin tamamlandığı günün sonunda tabletteki bozulma miktarı 1. kaptaki tabletle denk hale gelecektir. Ama 1, 2, 3, ..... 9. günlerin sonunda elimizde hala 1. kaptaki tablete göre daha az bozulmuş bir tablet vardı, yani 2. kaptaki tablet daha yavaş bozuldu.

Bozulan parfümlerle ilgili olarak aklımı kurcalayan bir konu daha var: Oksidasyon sonucu ya da zamanın hammaddeye etkisi, ya da içeriklerin birbirleri ile olan etkileşimleri ile ortaya çıkabilecek yan maddelerin sağlığa olumsuz bir etkisi var mı? Son zamanlarda eski formülasyonları ve artık kullanılmayan hammaddeleri deneyimleyebilmek adına birkaç tane 30 yaş civarı parfüm edindim ama sıkarken tedirginim, cildime temas ettirmeden, açık havada ve az miktarda fıslatarak kokluyorum. Fazla mı evham yapıyorum acaba, etrafımız taze ama zararlı dünya kadar kimyasalla sarılıyken...
 

heston

Eau de Cologne
Katılım
2 Kas 2020
Mesajlar
62
Aynı şekilde, sanırım küçük dertlerime ortak bulduğumu düşünmek mutlu etti beni...

Kimyager arkadaşınızın açıklaması benim biraz daha aklımı karıştırdı açıkçası, çünkü tam tersini düşünüyordum. Kimyasal denge ile ilgili olarak varsayımlarımı gözle görünür hale getirmek adına sıvıyı katıyla, gazı da sıvıyla değiştirerek örneklemeye çalışacağım:

Yeni denklemde

Parfüm (sıvı) ----- Efervesan tablet (katı)
Hava/oksijen (gaz) ---- Su (sıvı)

ile yer değiştirsin.

Havasız ve kapalı iki eşit kaba birer efervesan tablet koyduğumuzu düşünelim. Kaptaki suyun buharlaşması vb. yan süreçleri de ihmal edelim. İçerideki havasız ortamı bozmadan kaba su ekleyecek bir mekanizma kurduğumuzu varsayalım. Değişimin fiziksel mi kimsayal mı olduğu konusunu da ihmal edelim.

1. kaptaki tablete 10 ml. suyu tek seferde boşaltalım (Bahsettiğiniz, fabrika çıkışı yarısı hava dolu şişe durumu). Tablet eriyerek şeklini kaybedecek, 1. günün sonunda 10 ml. suyun kendisini bozabileceği kadar bozulacaktır.

2. kaptaki tablete her gün 1 ml. su damlatalım (parfüm her fıslatıldığında içeri taze hava girmesi durumu). İlk damlada tabletin suyla temas eden kısmı bir miktar bozulacaktır, her geçen gün eklenen su tableti biraz daha eritecektir. 10. günün yani 10 ml.'nin tamamlandığı günün sonunda tabletteki bozulma miktarı 1. kaptaki tabletle denk hale gelecektir. Ama 1, 2, 3, ..... 9. günlerin sonunda elimizde hala 1. kaptaki tablete göre daha az bozulmuş bir tablet vardı, yani 2. kaptaki tablet daha yavaş bozuldu.

Bozulan parfümlerle ilgili olarak aklımı kurcalayan bir konu daha var: Oksidasyon sonucu ya da zamanın hammaddeye etkisi, ya da içeriklerin birbirleri ile olan etkileşimleri ile ortaya çıkabilecek yan maddelerin sağlığa olumsuz bir etkisi var mı? Son zamanlarda eski formülasyonları ve artık kullanılmayan hammaddeleri deneyimleyebilmek adına birkaç tane 30 yaş civarı parfüm edindim ama sıkarken tedirginim, cildime temas ettirmeden, açık havada ve az miktarda fıslatarak kokluyorum. Fazla mı evham yapıyorum acaba, etrafımız taze ama zararlı dünya kadar kimyasalla sarılıyken...
Yeni denkleminizle ne demek istediğinizi çok iyi anladım. Bu denklemi olduğu gibi arkadaşıma aktardım ve o da 2. seçenekteki efervesan tabletin daha hızlı bozulacağını söyledi. Ancak redoks tepkimelerine fazlasıyla müsait olan uçucu moleküller için durumun aynı olmadığını; uzun yıllar bozulmadan yıllandırılabilen bir şarabın, mantarı çıkartılıp yeniden takılırsa, şişe içindeki hava miktarı değişmemesine rağmen, ortama tanıtılan yeni oksijenden ötürü iç dengesinin kaybolacağını ve birkaç gün içinde bozulacağını dile getirdi. (Evet, çoğu arkadaşım ben gibi şikemperver.)

Koku kağıdı kullanmak alışkanlığını edinmeden evvel, bütün parfümleri cildime uygulayıp koklardım. 70, 80, hatta 90 yaşında, kimisi kolonya olmasına rağmen taptazeyken kimisi baştan sona bozulmuş parfümleri cildime fazlaca kez sürdüm ve arada bir halen sürerim. Ne cildimde ne genel sağlığımda olumsuz hiçbir etki gözlemledim; ne de antika parfüm giyinen kişilerden bu yönde herhangi bir yoruma rastlamadım. Tabii bu söylediklerim bütünüyle kişisel gözlemlerim, bu konuda yapılmış bilimsel çalışma var mı, bilmiyorum.
 

Rayihaa

Pure Parfum
Satış Onaylı
Katılım
13 Mar 2022
Mesajlar
742
Yeni denkleminizle ne demek istediğinizi çok iyi anladım. Bu denklemi olduğu gibi arkadaşıma aktardım ve o da 2. seçenekteki efervesan tabletin daha hızlı bozulacağını söyledi. Ancak redoks tepkimelerine fazlasıyla müsait olan uçucu moleküller için durumun aynı olmadığını; uzun yıllar bozulmadan yıllandırılabilen bir şarabın, mantarı çıkartılıp yeniden takılırsa, şişe içindeki hava miktarı değişmemesine rağmen, ortama tanıtılan yeni oksijenden ötürü iç dengesinin kaybolacağını ve birkaç gün içinde bozulacağını dile getirdi. (Evet, çoğu arkadaşım ben gibi şikemperver.)

Koku kağıdı kullanmak alışkanlığını edinmeden evvel, bütün parfümleri cildime uygulayıp koklardım. 70, 80, hatta 90 yaşında, kimisi kolonya olmasına rağmen taptazeyken kimisi baştan sona bozulmuş parfümleri cildime fazlaca kez sürdüm ve arada bir halen sürerim. Ne cildimde ne genel sağlığımda olumsuz hiçbir etki gözlemledim; ne de antika parfüm giyinen kişilerden bu yönde herhangi bir yoruma rastlamadım. Tabii bu söylediklerim bütünüyle kişisel gözlemlerim, bu konuda yapılmış bilimsel çalışma var mı, bilmiyorum.
Bu cevap hakkında epey düşündüm ve anlamaya çalıştım, ancak arkadaşınızın verdiği şarap örneği ile parfümdeki durumu bağdaştırmakta zorluk çektim (müşkülpesentliğimden ya da arkadaşınıza güvenmemekten değil elbette, kimya alanına uzak olduğumdan). Bana iki durum birbirinden farklı geldi, çünkü şarap şişesine her açışta taze hava giriyor, ancak parfüm şişesi kapalı bir devre; sadece dışarı çıkan parfüm miktarı kadar hava içeri girebiliyor.

Şarap üzerinden parfüm şişesini örnekleyerek iki durum tasarlayacak olursam:
Teorik olarak birbiri ile tıpatıp aynı 2 şişe şarabımız olsun. (Hiç açılmamış şarap şişesini hiç fıslatılmamış parfüm şişesi ile eşdeğer kabul ederek denkleme almıyorum.)

1. İlk şişeyi açalım, 100 ml. içerim ve mantarı kapatalım. Şişeye 100 ml. taze hava tanıttık.
2. İkinci şişeyi açalım, her gün 10 ml. içelim ve mantarı kapatalım. 10 gün boyunca 100 ml. şarap içtik, ama bu 10 gün boyunca şişeyi her açışımızda içeriye 1. gün 10 ml., 2. gün 20 ml., 3. gün 30 ml., ............ 10. gün 100 ml., toplamda ise 550 ml. taze hava tanıtmış olduk.

10 günün sonunda her gün taze hava tanıtılan 2. şişe, 1. şişeden daha fazla bozulacaktır diye tahmin ediyorum.

Yine birbiri ile aynı 200 ml.'lik spreyli şişelerimiz olsun.

1. İlk şişenin 100 ml.sini ilk gün fıslatarak boşaltalım (ziyan olmasın, dekant ayırmış olalım). İçeri tek seferde 100 ml. taze hava girdi ve parfümün bozulma süreci 100 ml. hava ile başladı (1. efervesan tablet)
2. İkinci şişeyi günde 1 ml. kullanmaya başladık. 100 günün sonunda içeriye toplam 100 ml. taze hava girmiş oldu (2. efervesan tablet). Bu durumda ilk günden itibaren 100 ml. taze havaya maruz kalan 1. şişe, 100 ml. taze havayı yavaş yavaş alan 2. şişeye göre daha çok bozulmuştur gibi geliyor, eğer yanılmıyorsam.

Bir de ufak bir şüphe, arkadaşınız şarap örneği verirken, bunu tıpalı parfüm şişelerini düşünerek vermiş olabilir mi? Eğer öyle ise her seferinde içeri yeni hava tanıtılan böyle bir şişedeki parfümün daha çok bozulacağına itirazım olmaz.

Bu durum bana bir soru daha sordurdu: İçinden enjektörle parfüm alınmış şişenin, hava giremeyeceği için hiç kullanılmamış şişe kadar taze olduğunu kabul edebilir miyiz?
 
Son düzenleme:

ozlemcixxx

Pure Parfum
Satış Onaylı
Katılım
16 Ocak 2017
Mesajlar
1,104
sıcaklıktan bozuluyor sanırım. ben hep karanlık dolapta saklamama rağmen elimdeki 2017 yılından hypnotic poison, comme des garcons black ve ysl mon paris çok fena bozulmuş. hypnotic poison gibi performans canavarı bir kokunun performansındaki düşme de farkedilmeyecek gibi değil bozulduğunda.. şişeyi boca ediyorum yine etkin olmuyor. 70 ml den fazla kaldı elimde:(
 

TayfunS

Eau de Parfum
Katılım
28 Ocak 2023
Mesajlar
205
sıcaklıktan bozuluyor sanırım. ben hep karanlık dolapta saklamama rağmen elimdeki 2017 yılından hypnotic poison, comme des garcons black ve ysl mon paris çok fena bozulmuş. hypnotic poison gibi performans canavarı bir kokunun performansındaki düşme de farkedilmeyecek gibi değil bozulduğunda.. şişeyi boca ediyorum yine etkin olmuyor. 70 ml den fazla kaldı elimde:(
Peki koku durumu nasıl? Fark edilir bir değişim olmalı diye düşünüyorum, hatta dayanılmaz bir koku😅
 

ozlemcixxx

Pure Parfum
Satış Onaylı
Katılım
16 Ocak 2017
Mesajlar
1,104
Peki koku durumu nasıl? Fark edilir bir değişim olmalı diye düşünüyorum, hatta dayanılmaz bir koku😅
yani dna sı aynı gibi ama performans yerlerde.. ve daha acı kokuyor. :( kaç sene kullanmadım kullanmadım şimdi kullanasım geldi. durum bu:(
 
D

daraldım

Misafir
Bu durum bana bir soru daha sordurdu: İçinden enjektörle parfüm alınmış şişenin, hava giremeyeceği için hiç kullanılmamış şişe kadar taze olduğunu kabul edebilir miyiz?
kabul edemeyiz, tabi şişe içine doğru esnemezse : )
yani enjektör ile de olsa bir kabın içinden bir şey alıyorsanız, onun açtığı boşluğa hava girmesi lazım. bu mümkün değilse, yani içeri hava giremiyorsa, ya enjektörle sıvıyı alamazsınız ya da şişe içine doğru esner : )

genel tartışmanın dışında ek bilgi olsun diye yazdım : )
sonuç: şırıngayla bile alıyorsanız, o şişeye hava giriyordur : )
 
Ü

Üye silindi 4295

Misafir
Özellikle şu günlerde dikkat etmek gerekiyor bi öyle bi böyle havaya mevsim geçişlerinde parfümlerimize mevsim sebze ve meyveleriyle beraber bol c vitamini takviyesi, fermente gıdalar ve Trankobuskas vermeliyiz.
Pamuklu kıyafetler tercih edilmeli ayrıca.
 

istanbluee

Eau de Toilette
Katılım
26 Eki 2022
Mesajlar
152
Hocam en garantisi gardrobu bence böyle birşey aldım ben parfümler için ısı değişimini fazla hissettirmiyor parfümlere özellikle cam kapaklı almadım ışıktanda muhafaza olsun diye
E7F25681-54C6-4FCA-AB43-B99A7695A42C.jpeg
8D8DF8B1-89DA-4F1E-B433-16499C7D9198.jpeg
 

Rayihaa

Pure Parfum
Satış Onaylı
Katılım
13 Mar 2022
Mesajlar
742
kabul edemeyiz, tabi şişe içine doğru esnemezse : )
yani enjektör ile de olsa bir kabın içinden bir şey alıyorsanız, onun açtığı boşluğa hava girmesi lazım. bu mümkün değilse, yani içeri hava giremiyorsa, ya enjektörle sıvıyı alamazsınız ya da şişe içine doğru esner : )

genel tartışmanın dışında ek bilgi olsun diye yazdım : )
sonuç: şırıngayla bile alıyorsanız, o şişeye hava giriyordur : )
Şimdi yine aklım karıştı :)

Vakumlu kavanozların kapakları içeride hava olmadığından dıştaki havanın basıncı yüzünden içe doğru esneyip çöker. Bu sıkışma kapağın kilitlenmesini de sağlar (Kapağı açacakla hafifçe kanırtırken içeri hava girer, kapak doğal haline döner, -ki bu yukarı atma hareketi ile kavanozun hava almadığından emin oluruz- iç basınç dengelendiği için kapak kolayca açılır.) Ama bu esnada daha mukavim olan camda görünür bir esneme olmaz (malzemenin iç gerilimi değişiyordur ama kırılma limitine ulaşmadığı için sağlam kalıyordur.) Boş kavanozu vakumlamaya kalkarsak eksilen hava miktarına bağlı olarak basınç çok artacağından, kapak esneme limitine ulaşır, iç gerilimi iyice yükselen cam da artık dayanmayabilir.

Parfüm şişesinde ise sağlam bir sprey mekanizması, enjektörle vakum oluşturulması sırasında bu basınç farkını kavanoz kapağı gibi sıkışıp esneyerek tolere ediyor olabilir. Camlar da hacme oranlanınca kavanoza göre daha kalın ve daha kaliteli görünüyor.

Şırınga giriş çıkışında mutlaka hava giriyordur ama çekilen sıvı hacminden çok daha azdır diye tahmin ediyorum.
 
Son düzenleme:

Sparfume

Perfume Lover
Satış Onaylı
Katılım
2 Nis 2018
Mesajlar
2,020
Özellikle şu günlerde dikkat etmek gerekiyor bi öyle bi böyle havaya mevsim geçişlerinde parfümlerimize mevsim sebze ve meyveleriyle beraber bol c vitamini takviyesi, fermente gıdalar ve Trankobuskas vermeliyiz.
Pamuklu kıyafetler tercih edilmeli ayrıca.
Tamam cok abarmayalim da dogrusu ne o zaman?

CPH2219 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Üst