Islak tıraş mevzusu, bahsi..

cmoarnveuts

Eau de Toilette
Katılım
22 Mar 2015
Mesajlar
142
Merhabalar. Doktorumuz Mehmet Bey in ricası ile konu hakkında tecrübelerimi paylaşıyorum.

Anlatım şekli olarak biraz uygulamadan bahsetmeyi, biraz da deneyim paylaşımı yapmayı tercih ettim. Bahsedeceklerim elbette herşeyi kapsamıyor, konu gerçekten çok geniş. Ürün seçimleri olsun, yöntem tercihleri olsun, uygulama teknikleri olsun, gerçekten zengin bir literatür var ortada.

Islak tıraş denilen mevzu, malumunuz konunu kapsamı sakal ve buyık tıraşıdır, sakal ve bıyığın tıraş öncesi ıslatılarak su emmesinin sağlanması böylece yumuşayarak daha rahat kesilmesine olanak sağlamaktır özetle. Kuru halde bir sakal telinin, aynı kalınlıkta bir bakır telle aynı mukavemette olduğunu okumuştum bir yerde.

Islak tıraşta bu ıslatma eylemini nasıl yapacağınız ilk karar noktasını oluşturuyor diyebiliriz. Aslına bakarsanız, adı üzerinde ıslak tıraş, mevzuu bu ıslatma eyleminin etrafında dönüyor. İşin temeli bu kısım. Sabun, tıraş kremi, tıraş köpüğü yada jeller tercih edilebilecek ürünler. Kullanım amaçları özetle, ıslaklığı tıraş süresince korumak ve kesiciyi ciltte kaydırarak tahrişi önlemektir bu ürünlerin. Ben bu konuda tıraş sabunu yada tıraş kremlerini tercih ediyorum. Her ikisi için de akla ilk gelen marka tabiiki Arko.

Arko nun sabunları zaten milletimizin erkek kısmı için ikonik olmuş durumda. Her erkeğin yolu berberlerden geçmiştir ve geçmeye devam ediyordur elbette. Berbere - kuaför dememeyi özellikle tercih ediyorum - gittiğinizde bir de sakal tıraşı olduysanız bu sabunla direk muhattap olmuşsunuzdur zaten. Ayrıca bu sabunun kokusu bizim memleketin berber dükkanı kokusunun dip notasıdır. Yabancı forumlarda bahsi geçen, Azzaro PH, Rive Gauche PH gibi kokulara atfedilen daha herbal notalar da içeren "berber dükkanıvari" kokudan daha farklı bir kokudur bu. Daha beyaz misk ağırlıklı yumuşak ve temiz bir koku. Gerçi Arko bu durumun farkında değil zannedersem. Arkomen sitesine girdiğinizde köpüktü, jeldi görsellerinin yanında ne yazıkki bu ikonik ürünün adı bile geçmiyor. Anca ürünler sekmesine girdiğinizde görebiliyorsunuz.
Arko nun tıraş sabunu dünyadaki sayılı don yağı ile üretilmiş tıraş sabunlarından biri ve ülkemiz dışında da ıslak tıraş meraklılarının bildiği ve tercih ettiği bir ürün.
Ucuzluğu ve nitelikli bir ürün olması sebebi ile tercihlerde üst sıralarda bulunur kendisi. Kendisini, yumuşak hoş kokusu, bol ve tahrişi önleyen köpüğü ile özetleyebilirim.

Arko sabunun kokusunu düz bulanlar için önerim Arko nun tıraş kremleri olacaktır. Bu kremler de sabuna yakın kalitede köpük oluşturuyor ve artı olarak farklı beğenilere hitap eden koku seçenekleri var. Extra Fresh olanını tavsiye ederim, yazın sıcaklarda mentol patlaması ile bildiğiniz soğukluk hissini yüzünüze patlatıyor. Arko galiba ürünün ismin değiştirmiş kutuyu da yenilemiş. Yanılmıyorsam yeni adı sadece Fresh diye geçiyor.

Jel ve köpüğe gelirsek, bu ürünlerin olayın ruhu ile alakası yok aslında. Sakalların bu ürünlerin uygulama hızında ıslanması ve yumuşaması çok mümkün değil. Bu ürünler ıslak tıraşla kuru tıraş arası bir yerde bulunuyorlar bana göre. Pratikler evet ama bence uygun değiller bu yönteme.

---->
 

cmoarnveuts

Eau de Toilette
Katılım
22 Mar 2015
Mesajlar
142
Evet ıslatma ve köpürtme konusuda sabun yada krem dedik.
Gelelim bunları uygulama kısmına. Ya bu ürünleri elle uygularsınız yada daha kabul gören ve çoğu kişi için işin ruhuna daha uygun yöntem olan tıraş fırçası kullanırsınız. Fırça uygulama sırasında - ki sıcak uygulanır - tuttuğu sıcaklıkla işlemi hızlandırır ve yüze masaj yaparak mekanik temizlik te yapar.
Söz konusu fırça ise gene bir çoklu kavşak noktasına geldik demektir.
Fırçada doğal kıl yada yapay kıl kullanan ürünler mevcud. Doğal kılda da domuz kılı ve ikonik porsuk kılı ürünler bulunuyor. Bu konuda niş tanımı porsuk kılı fırçalar için geçerli. Hatta kullanılan kılın hayvanın neresinden olduğuna göre nişin nişi ürünler de bulunuyor.
Ben porsuk kılı fırça hiç kullanmadığım için deneyim aktaramayacağım. Kullandığım fırça Jaguar 1056 domuz kılı fırça. Bu markayı öneririm, yerli bir marka olduğu için ulaşımı kolay ayrıca gayette kaliteli ürünleri var. Domuz kılı sert yapılı bir malzeme olduğu için bu tür bir fırçanın ovalama ve masaj karakteri agresif diyebilirim. Ama bu agresiflik olumsuz anlamda değil tabii ki. Rahatsız edici bir durum yok. :)
Jaguar fırçanın piyasada karşılaştığım diğer yabancı marka domuz kılı fırçalara göre gördüğüm avantajı, kıl uçlarının şartlandırılmış olması. Yani kılların uçları fabrikada önceden hırpalanıp çatallaştırılmış halde size geliyor. Bu durum domuz kılı bir fırçada önemli bir durum, zaten yapısı sert olan bu kıllar eğer çatallanmamış olursa ciddi konfor kaybı yaşatır diye düşünüyorum.

---->
 
Son düzenleme:

cmoarnveuts

Eau de Toilette
Katılım
22 Mar 2015
Mesajlar
142
Gelelim tıraş makinesi seçimine. Genel olarak düşünülünce üç ana seçenek var önünüzde.
Plastik kasa içine sıralanmış bir yada daha fazla jilet içeren hazır kullan at tipi makineler, yaprak jilet takılarak kullanılan, ecnebi lisanda "safety razor" olarak adlandırılan jiletli tıraş makineleri ve son olarak ta en yalın ve cengaver halleri ile usturalar.
Daha önceleri kullan at tipi makineler kullanırdım hala da çok çok acelem varsa elim gider bu tip makinelere ancak genel olarak yaprak jiletli tıraş makinesi asıl tercihim.

İlk aldığım makine Mühle nin R89 makinesiydi ve bu makineyi yıllardır kullanıyordum, ta ki geçen hafta Mühle R41 makinesini alana ve deneyene kadar. Herhalde artık R41 ile devam edeceğim gibi duruyor.

Biraz R89 dan bahsedeyim. Bu makine, daha önce kullan-at tipi makine kullanagelmiş herkesin alıp az bir alışma sürecinden sonra rahatlıkla kullanabileceği, zaten bu özelliği ile dünya genelinde ün yapmış bir makine.
Güvenlik ve agresiflik arasında dengeli bir noktada bulunuyor. Kullan-atlara yakın bir affedicilikte ve ortalama bir agresiflikte tıraş sunar bu makine. Zaten bu özelliklerinden dolayı girişi ben de bu makine ile yaptım. Ortalama agrasiflikte olması ile cildi yormaması hergün tıraş olanların faydasına olacaktır bu makinenin kullanımında.

Ama bir noktadan sonra performansı beni daha agresif bir makine arayışına itti tabii. 2013 te yenilenen tasarımı ile R41 de karar kıldım bir süre araştırdıktan sonra.
Birkaç gün önce R41 i ilk defa kullandım veee jilet çıplak hali ile bildiğiniz yüzünüzde geziniyor. Daha ilk temasta neyle karşı karşıya olduğunuzu söylüyor makine size. Tabii refleks olarak makineye uyguladığınız baskı daha da azalıyor haliyle :)

Bu tür makineler kullanırken aklınıza yerleştirmeniz gereken ilk şey makineyi kullan-atlarda olduğu gibi yüzünüze bastırmamaktır. Bastırırsanız jilet sakalınızı kesmenin yanında yüzünüzü de kazır, ciddi tahriş sorunları ile karşı karşıya kalırsınız. Bu yüzden ilk kural budur; Elinizi hafif alıştırın. Bırakın makine kendi ağırlığı ile işini halletsin. Zaten kullan-attan bu tür bi makineye geçince göreceksiniz ki, eğer iyi kalite bir makine kullanıyorsanız, makineyi eline aldığınızda hissedeceğiniz o ağırlık hem size kullanım zevki olarak geri dönecek ve kartuşlu bir makine oyuncak gibi gelecek artık, hemde o metalin yoğun ağırlığı makinenin keserken işini yapmasına yetecek baskıyı verecektir.
R41 e geri dönersek, bu makine agresif yapısı ile gayet yakın bir tıraş sunuyor. Çok sık tıraşta cildi yoracaktır elbette. O sebeple sık tıraş olmayanlara uygun düşecektir bu makine.

---->
 
Son düzenleme:

cmoarnveuts

Eau de Toilette
Katılım
22 Mar 2015
Mesajlar
142
Makine konusu da böyleyken kaldı geriye jilet mevzuu. Bu konuda da memleketimiz Arko tıraş sabunu ve kremlerinde olduğu gibi şanslı bir yerde bana göre. Orjinalinde yerli, sonradan ise yabancı bir firmanın ürettiği Perma Sharp gibi bir jilete sahibiz yada çok kolay ulaşabiliyoruz. Bu jilet keskinliği ile başka birşey aramanıza gerek bırakmayacak bir performansa sahip. Ondan daha iyi ürünler elbette var ama onları kullanmak ta artık keyfe girer. :) Bu jiletle üç tıraşı sıkıntısız ve konfor kaybı yaşamadan çıkarabiliyorum, üçten sonra jilet yıpranmaya ve keskinlik kaybetmeye başlıyor ve tıraş konforu azalıyor.

---->
 

cmoarnveuts

Eau de Toilette
Katılım
22 Mar 2015
Mesajlar
142
Tüm bunları bir araya getirip usulüne göre kullandığınızda, gayet keyifli, konforlu ve temiz bir tıraş elde edersiniz. Tıraştan sonra da güzel bir nemlendirici ile uygulamanızı bitirirseniz ciltte kuruma gerilme gibi sorunların da önüne geçersiniz.
Islak tıraşta yukarıda bahsettiğim tarzı benimserseniz tıraşın kendi niteliklerinde yakalayacağınız iyileşmenin yanında sürdürme maliyetlerinde de ciddi kar elde edersiniz. Başlıca gider kaleminiz yaprak jilet olacaktır, o da zaten Perma Sharp ürünü sağ olsun gayet ucuza bulunabiliyor.
Sadece başlangıç maliyeti biraz, iyi bir makine alırsanız ki şiddetle öneririm, yüksek görünür ama değecektir ve zaten uzun vadede bu maliyet erir gider. Bence tek dezavantajı tıraş olma süresinin biraz uzamasıdır ama bu tat aceleye gelmez diyorum.. :D

Bu konuda www.geltir.com isimli forumu incelemenizi öneririm. Forumumuzda bu geleneksel tıraş forumuna üye olanlar vardır diye tahmin ediyorum.

Önereceğim diğer bir site, forumdaşlarımızdan Özgün Bey in yazdığı tiraskeyfim.blogspot.com.tr isimli blog. Kendine has anlatımı ile konuyu çok boyutlu ve detaylı olarak bu blogdan okuyabilirsiniz.

Benden bu kadar.. Bu konuyla ilgili deneyimleri olan forumdaşlarımız sanıyorum ki vardır. Başlığı, bilgi ve deneyim aktarımı ile genişletmeniz temennisi ile hoşçakalın..

Onur


------ FIN -------
 
Son düzenleme:

Feelblue

Extrait de Parfum
Katılım
4 Ocak 2017
Mesajlar
496
Muhteşem bir yazı, elinize sağlık, geleneksel tıraşa girmek isteyip de sayfalar dolusu öcü gibi yazıları ve kategorileri görüp gözü korkanlar için çok güzel bir giriş rehberi olmuş.

Ben de geçen yıla kadar yüzümü sıcak suyla kabaca bir ıslatıp Nivea tıraş köpüğü sıkıp Derby'nin 2 bıçaklı kullan-at tıraş aletleriyle tıraş olan birisiydim. Sakallı olmayı sevmeyen biriyimdir. O yüzden en erken 2 günde bir en geç ise 7 günde bir yıllar boyu bu şekilde tıraş oldum. Bunun üzüntüsü içindeyim diyebilirim. Ancak zararın neresinden dönsek kâr mantığıyla geçen yıl geleneksel tıraşla tanıştım. Özgün bey'in efsane blogu ve geltir'i okuyarak önce işin teorik kısmına hakim olmaya çalıştım. Parfüm hobisi gibi ıslak tıraş hobisi de derya deniz. Bu denize neresinden kapılsanız sizin adınıza fayda diye düşünüyorum, aman ben beceremem uğraşamam diyip denizden korkmayın.

E-sigara ile uğraşanlara tanıdık gelecektir birazdan söyleyeceklerim. E-sigara'ya başlamak isteyenlere 2 tür öneri yapılır. Birincisi "önce fiyat/performans konusunda başarılı uygun fiyatlı bir set al, gerçekten devam etmek istiyorsan daha iyi sete geçersin, yoksa da maddi olarak kaybın küçük olmuş olur". İkinci öneri ise "alabileceğin en güzel seti al ki daha işin başından düşük kaliteli e-sigaranın sorunlarıyla uğraşıp e-sigaradan soğuma". Islak tıraş konusunda benim tavsiyelerim de bu kalıpta olacak. Eğer gerçekten yüzünüze işkence ettiğiniz o günlere tekrar dönmemekte kararlıysanız ve maddi imkanınız buna el veriyorsa alabileceğiniz en kaliteli tıraş aletlerini, tıraş sabunlarını, tıraş fırçalarını (porsuk fırçalar giriyor artık topa) ve tıraş sonrası ürünlerini daha en başından alabilirsiniz. Bu segmentte tecrübem olmadığı için ıslak tıraşın high-end'ini üstadlara bırakıyorum.

Öncelikle ıslak tıraşla ilgili benim inandığım bir söz var: "Bir tıraşın kalitesini belirleyen tıraş aletinden ve jiletten ziyade tıraş öncesinde yapılan yüz hazırlığıdır". Ne demek bu yüz hazırlığı? Islak tıraşın olmazsa olmazı olan "sakalları yumuşatma" mevzusudur. Tıraşın esas keyfi burada çıkar. Yüzünüzü her ne ile temizliyorsanız (temizleme jelleri olabilir, peeling ürünleri olabilir, kendi kullandığınız ve memnun kaldığınız doğal sabunlar olabilir) tıraş öncesinde öncelikle yüzünüzü sakal diplerinizle birlikte temizlemeniz ilk kuraldır. Bu işlemi duş alırken de çok rahatlıkla yapabilirsiniz. Hatta yüksek sıcaklıktan dolayı sakallar iyice yumuşayıp gözenekler iyice açılacağı için daha başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz. Bu ön işlemin ardından tıraşla ilgili esas kısımlara geliyoruz. Bir kere o tüplerdeki köpükleri ve jelleri çöpe atın gitsin. Yüzünüze ve sakallarınıza hiçbir fayda sağlamayacak, tahrişi yeteri kadar indirgeyemeyecek kimyasal bombası ürünlerdir onlar. Haa yok, benim zamanım o kadar dar ki çok hızlı tıraş olmak zorundayım hemen elime sıkıp yüzüme yayıp köpürtüp hoop tıraş olayım istiyorum diyorsanız (ki hiç tasvip ettiğimiz şeyler değil) kullandıklarım arasından tavsiye edebileceğim tek ürün Nivea Hassas Ciltler İçin Tıraş Jeli. Beyaz bir tüpte satılır, her yerden rahatlıkla erişebilirsiniz. Diğer market jellerinden bir tık daha kalitelidir, jiletle yüzünüz arasında iyi tamponlama sağlar.

Yok efendim ben kararlıyım, köpükleri ve jelleri attım çöpe. Ne kullanayım? Başlığı açan arkadaşımızın tavsiye ettiği gibi ben de tıraş sabunlarını veya tıraş kremlerini tavsiye edeceğim. Bu hobinin bence en zevkli kısmı bu sabunlar ve kremleri deneyerek hangisinin cildinize en uygun olanını bulma yolundaki serüveniniz olacaktır. Bu ürünleri önceden temizlemiş olduğumuz yüzümüze tıraş fırçamızla köpürterek uyguluyoruz efendim.

Tıraş fırçası mı? Evet tıraş fırçası. En yaygın kullanılan üç çeşit tıraş fırçası vardır: Sentetik fırçalar, domuz kılı fırçalar, porsuk fırçalar. Sıralama en kötüden en iyiye değildir yanlış anlaşılmasın. Kaliteli bir domuz kılı fırça kalitesiz bir porsuk fırçadan çok daha başarılıdır örneğin. Fırçamızı güzelce köpürtüp yüzümüze köpüğü doğru kıvam ve doğru kalınlıkta yaydıktan sonra yüz hazırlığı aşamamız burada bitiyor. Fırçayı nasıl köpürteceğim, köpüğün doğru kıvamda olduğunu nasıl anlayacağım? İnanın zamanla eliniz çok kolay alışıyor. Başlangıçta bir iki tane Youtube videosu izleseniz yetecek.

Yüzümüz köpüklü halde bekliyoruz, sırada ne var? Sırada tıraş aletimiz ve içine yerleştirdiğimiz yaprak jiletimiz var. Tıraş aletleri apayrı bir dünya. Günümüzde geleneksel tıraşta en çok kullanılanlar çift taraflı (double edge-DE) diye geçen cihazlar. Eminim babalarınızdan dedelerinizden görmüşsünüzdür, içine yaprak jiletin yerleştirildiği, kapatıldığında iki tarafından keskinliği sağlayan yaprak jiletlerin sarktığı aletler bunlar. Bu aletlerin "agresif" olanları başlangıç için tavsiye edilmez. Fazla keskin bir jiletle henüz tekniğiniz gelişmemişken yüzünüze cart diye dalabilirler. Başlangıç için "mild-yumuşak" olarak tabir edilen aletler önerilir, bunlar hatayı daha iyi tolere ederler, neredeyse kullan-at veya kartuşlu dediğimiz Mach 3 aletler kadar güven verirler.

Peki hangi jilet? İşte bu hobinin bir diğer zevkli kısmı: Yüzünüze en uygun olan jileti deneyerek bulmak. Bazı jiletler başlangıç için fazla keskindir, yukarıda bahsettiğim agresiflik olayı jiletlerde de vardır, agresif jiletler yüze dalma eğilimi gösterirler. Yine aynı şekilde başlangıç için daha uysal daha cici jiletleri seçmek faydalı olacaktır. Başlangıçta bir jiletten 10 paket almak yerine 10 farklı jiletten birer paket alıp her tıraşta birini deneyerek size en uygun olanını bulmak çok daha mantıklı bir hareket olacaktır diye düşünüyorum.

Yahu tek jilet yetecek mi bu sakala? Yıllarca kullan-atlardan kartuşlulardan kaynaklanan zorla zihnimize sokulan yanlış bilgiler var, sanki tek jiletle sakallarımız asla kesilemeyecekmiş gibi 3 jiletliler 5 jiletliler derken işin suyunu çıkardılar. Papia reklamındaki kız gibi bağırıyorum, tek jilet yeteeer!

Peki köpüğümüz tamam, tıraş aletimiz tamam, içinde jiletimiz var o da tamam. Ne yapıyoruz? Burada devreye "teknik" giriyor. Yine yıllar içinde kötü bir alışkanlık edindik, bastırarak tıraş olduk. Bu alışkanlığımızı terk etme zamanı gelmiştir. El alışkanlığı kazanma dönemine girdik. Tıraş aletini doğru bir açıyla tutmak gerekiyor öncelikle. Yüzünüzün yan tarafını tıraş ettiğinizi düşünelim, size karşıdan biri bakıyor olsun. Kulağınızın önündeki bölgedesiniz yukarıdan aşağıya doğru bir iniş yapacaksınız diyelim. Karşıdan bakan insan yüzünüzle tıraş aletiniz arasında 45 derecelik bir açı kaldığını görmeli. Gözünüzde canlandırmak zor olabilir ama bu yöntemlerle tıraş olmaya başladıkça ne dediğimi anlayacaksınız. Tekrar vurgulanması gereken bir konu var, tıraş aletini bastırmıyoruz! Kendi ağırlığıyla o sakalları öyle güzel kesiyor ki buna emin olabilirsiniz. Elinizi hafif bırakarak sallandırarak hamlelerinizi yapıyorsunuz. Doktor bey için söylüyorum bunu, perküsyon yaparken vuruş yaptığımız elimizi bilekten gevşek bırakıyoruz ya hani, aynı onun gibi o el bilekten gevşek kalacak. Bu şekilde yumuşak darbelerle "sakalınızın çıkış yönünde" tıraş aletimizi kaydırıyoruz. Bunu bir kere tüm yüzünüze yaptığınızda buna "1 perde" deniyor. Zevkinize ve yüz yapınıza göre değişmekle birlikte bunu sakal yönüne çapraz yönde bir kere daha yaparak 2. perdeyi ve hatta tavsiye edilmemekle birlikte sakal yönünüze doğrudan zıt yönde bir kere daha yaparak 3. perdeyi tamamlayabilirsiniz. Tabii ki perdeler arasında yüzünüzü tekrar ıslatıp tekrar köpüklemeyi unutmayınız.

Eveeet tıraşımız bittiii. Hayır bitmedi. Tıraş sonrası ne yapıyoruz? Bu da yine herkesin zevkine ve yüz yapısına göre değişkenlik gösteriyor. Yüzünü şöyle bir soğuk suyla yıkayıp hiçbir şey sürmeden çok olumlu sonuçlar alanlar da yok değil. Şahsen ben tıraş sonrası ürünlerin kullanılması gerektiğini düşünenlerdenim. Aftershave olarak balsamlar, losyonlar, kolonyalar, kremler vs. tonla ürün var. Zevkinize kalmış. Ama ben geleneklerimi dibine kadar yaşayacağım diyorsanız en çok tavsiye edilen tıraş sonrası ürün: Cilt şapı. Belki berberlerde gören olmuştur kirli beyaz renkte kaya tuzuna benzeyen şap blokları olur. İşte o şapı yüzde gezdirmek de bir tıraş sonrası rahatlama seçeneğidir.

Ne çok yazdın be kardeş? Ben bu işe merak saldım, ama çok para harcamak istemiyorum, öyle yurtdışıyla falan uğraşmak da istemiyorum, bana bir set yaz gidip alayım bir deneyeyim diyenler için fiyat/performans oranı yüksek, yurtiçinden rahatlıkla tedarik edebileceğiniz bir tavsiye listesi yazayım.

Tıraş fırçası: Wilkinson Sword tıraş fırçası. 15 TL'nin altına marketlerde satılan bir fırçadır. Domuz kılı bir fırça olmasına ve bu fiyata satılmasına rağmen yumuşaklığı hiç fena değildir. Şu an severek kullanıyorum. Porsuk fırça isterseniz de yerli bir marka olan Tipsoft'un fırçalarına göz atmanızı tavsiye ederim.

Tıraş sabunu/kremi
: Efsanemiz gururumuz Arko tıraş sabunu. Eğer çok kuru bir cilt yapınız yoksa çok iyi anlaşacağınız bir ürün olacaktır. Marketlerde silindir bir ambalaj içerisinde 1.5-2 TL gibi bir fiyata satılmaktadır. Ben bir plastik kabın içine bu sabunu bıçakla dilimleyip kabın dibine basmak suretiyle kullanıyorum. Fırçayla köpürtürken çok kolay oluyor. Berberler de bu yöntemi kullanıyor. Cilt yapınız müsaade etmiyorsa Arko'nun paraben içermeyen çok başarılı tıraş kremleri var, Arko Hydrate olanını kullanmış ve memnun kalmıştım. Bunu tercih edebilirsiniz, köpürtmesi de çok kolaydır. Biraz elinize sıkıp yüzünüze yayarsınız, biraz da fırçaya doğrudan sıkıp yüzünüzde dairesel hareketler yaparak rahatlıkla köpürdüğünü görürsünüz.

Tıraş aleti
: Wilkinson Sword Classic DE. Sert plastikten yapılma siyah renkli double edge bir tıraş aletidir. Ben Watsons'tan 15 TL gibi bir fiyata almıştım. İçinde 5 tane yaprak jiletin de olduğu bir paket halinde satılıyor. Beraberinde gelen jiletler çok kötü ama ne yazık ki. Son derece mild bir tıraş aletidir, neredeyse kartuşlu aletler kadar konforludur, acemilik döneminde yapılacak olan teknik hataları iyi tolere eder. Tutuşu rahattır.

Jilet
: Astra Mavi, Astra Yeşil, Permasharp, Rapira, Shark. Kozmetik dükkanlarında kolaylıkla bulunabilecek olanları yazdım. İnternetten alabilirim diyorsanız Voskhod, Polsilver, Bolzano tavsiye edebilirim başlangıç için.

Tıraş sonrası
: Nivea Hassas Ciltler için Aftershave Balsam. Bu da çoğu yerde 15 TL gibi bir fiyata satılıyor. Memnunum diyebilirim. Ciltten hemen emilip yağlı bir his bırakmamasını seviyorum. Kızarıklıkları ve yanma hissini azalttığını söyleyebilirim (iyi bir tıraşta bunlar zaten olmamalı gerçi).

Peki ben ne kullanıyorum? Maalesef geleneksel tıraşa son birkaç aydır biraz ihanet etmiş bulunuyorum. Tüm bu yazdıklarım benim için de geçerli, tıraş öncesi hazırlık olsun Arko sabunla fırçayı köpürtüp yüzüme uygulamak olsun... Sadece tıraş aleti-jilet olarak Gillette Mach 3 Turbo kullanıyorum. Benim cildimle en iyi anlaşan bu oldu ne yazık ki. Sonuçlarından çok memnunum kendi adıma, ama sizlere tavsiye etmiyorum. Geleneksel tıraşın ruhuna aykırı bir hareket benimki. İleride nasip olursa silvertip ya da bestbadger bir porsuk fırça almayı düşünüyorum. Yeni sabunlar ve aftershave ürünleri denemek istiyorum, planlarım bunlar.

Şimdilik bu kadar yazabildim, aklıma bir şeyler daha gelirse editlerim:)
Geleneksel tıraş çok güzel, gelsenize;)
 
Son düzenleme:

MD

Founder Administrator
Yönetici
Katılım
16 Mar 2015
Mesajlar
2,218
Ellerinize saglık çok güzel çok faydalı bilgiler , ıslak tıraşa başlamayı düşünüyorum , bu konu bana ışık yakacak


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
 

cmoarnveuts

Eau de Toilette
Katılım
22 Mar 2015
Mesajlar
142
Muhteşem bir yazı, elinize sağlık, geleneksel tıraşa girmek isteyip de sayfalarca dolusu öcü gibi yazıları ve kategorileri görüp gözü korkanlar için çok güzel bir giriş rehberi olmuş.
Ben de geçen yıla kadar yüzümü sıcak suyla kabaca bir ıslatıp Nivea tıraş köpüğü sıkıp Derby'nin 2 bıçaklı kullan-at tıraş aletleriyle tıraş olan birisiydim. Sakallı olmayı sevmeyen biriyimdir. O yüzden en erken 2 günde bir en geç ise 7 günde bir yıllar boyu bu şekilde tıraş oldum. Bunun üzüntüsü içindeyim diyebilirim. Ancak zararın neresinden dönsek kâr mantığıyla geçen yıl geleneksel tıraşla tanıştım. Özgün bey'in efsane blogu ve geltir'i okuyarak önce işin teorik kısmına hakim olmaya çalıştım. Parfüm hobisi gibi ıslak tıraş hobisi de derya deniz. Bu denize neresinden kapılsanız sizin adınıza fayda diye düşünüyorum, aman ben beceremem uğraşamam diyip denizden korkmayın.
E-sigara ile uğraşanlara tanıdık gelecektir birazdan söyleyeceklerim. E-sigara'ya başlamak isteyenlere 2 tür öneri yapılır. Birincisi "önce fiyat/performans konusunda başarılı uygun fiyatlı bir set al, gerçekten devam etmek istiyorsan daha iyi sete geçersin, yoksa da maddi olarak kaybın küçük olmuş olur". İkinci öneri ise "alabileceğin en güzel seti al ki daha işin başından düşük kaliteli e-sigaranın sorunlarıyla uğraşıp e-sigaradan soğuma". Islak tıraş konusunda benim tavsiyelerim de bu kalıpta olacak. Eğer gerçekten yüzünüze işkence ettiğiniz o günlere tekrar dönmemekte kararlıysanız ve maddi imkanınız buna el veriyorsa alabileceğiniz en kaliteli tıraş aletlerini, tıraş sabunlarını, tıraş fırçalarını (porsuk fırçalar giriyor artık topa) ve tıraş sonrası ürünlerini daha en başından alabilirsiniz. Bu segmentte tecrübem olmadığı için ıslak tıraşın high-end'ini üstadlara bırakıyorum.
Öncelikle ıslak tıraşla ilgili benim inandığım bir söz var: "Bir tıraşın kalitesini belirleyen tıraş aletinden ve jiletten ziyade tıraş öncesinde yapılan yüz hazırlığıdır". Ne demek bu yüz hazırlığı? Islak tıraşın olmazsa olmazı olan "sakalları yumuşatma" mevzusudur. Tıraşın esas keyfi burada çıkar. Yüzünüzü her ne ile temizliyorsanız (temizleme jelleri olabilir, peeling ürünleri olabilir, kendi kullandığınız ve memnun kaldığınız doğal sabunlar olabilir) tıraş öncesinde öncelikle yüzünüzü sakal diplerinizle birlikte temizlemeniz ilk kuraldır. Bu işlemi duş alırken de çok rahatlıkla yapabilirsiniz. Hatta yüksek sıcaklıktan dolayı sakallar iyice yumuşayıp gözenekler iyice açılacağı için daha başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz. Bu ön işlemin ardından tıraşla ilgili esas kısımlara geliyoruz. Bir kere o tüplerdeki köpükleri ve jelleri çöpe atın gitsin. Yüzünüze ve sakallarınıza hiçbir fayda sağlamayacak, tahrişi yeteri kadar indirgeyemeyecek kimyasal bombası ürünlerdir onlar. Haa yok, benim zamanım o kadar dar ki çok hızlı tıraş olmak zorundayım hemen elime sıkıp yüzüme yayıp köpürtüp hoop tıraş olayım istiyorum diyorsanız (ki hiç tasvip ettiğimiz şeyler değil) kullandıklarım arasından tavsiye edebileceğim tek ürün Nivea Hassas Ciltler İçin Tıraş Jeli. Beyaz bir tüpte satılır, her yerden rahatlıkla erişebilirsiniz. Diğer market jellerinden bir tık daha kalitelidir, jiletle yüzünüz arasında iyi tamponlama sağlar.
Yok efendim ben kararlıyım, köpükleri ve jelleri attım çöpe. Ne kullanayım? Başlığı açan arkadaşımızın tavsiye ettiği gibi ben de tıraş sabunlarını veya tıraş kremlerini tavsiye edeceğim. Bu hobinin bence en zevkli kısmı bu sabunlar ve kremleri deneyerek hangisinin cildinize en uygun olanını bulma yolundaki serüveniniz olacaktır. Bu ürünleri önceden temizlemiş olduğumuz yüzümüze tıraş fırçamızla köpürterek uyguluyoruz efendim.
Tıraş fırçası mı? Evet tıraş fırçası. En yaygın kullanılan üç çeşit tıraş fırçası vardır: Sentetik fırçalar, domuz kılı fırçalar, porsuk fırçalar. Sıralama en kötüden en iyiye değildir yanlış anlaşılmasın. Kaliteli bir domuz kılı fırça kalitesiz bir porsuk fırçadan çok daha başarılıdır örneğin. Fırçamızı güzelce köpürtüp yüzümüze köpüğü doğru kıvam ve doğru kalınlıkta yaydıktan sonra yüz hazırlığı aşamamız burada bitiyor. Fırçayı nasıl köpürteceğim, köpüğün doğru kıvamda olduğunu nasıl anlayacağım? İnanın zamanla eliniz çok kolay alışıyor. Başlangıçta bir iki tane Youtube videosu izleseniz yetecek.
Yüzümüz köpüklü halde bekliyoruz, sırada ne var? Sırada tıraş aletimiz ve içine yerleştirdiğimiz yaprak jiletimiz var. Tıraş aletleri apayrı bir dünya. Günümüzde geleneksel tıraşta en çok kullanılanlar çift taraflı (double edge-DE) diye geçen cihazlar. Eminim babalarınızdan dedelerinizden görmüşsünüzdür, içine yaprak jiletin yerleştirildiği, kapatıldığında iki tarafından keskinliği sağlayan yaprak jiletlerin sarktığı aletler bunlar. Bu aletlerin "agresif" olanları başlangıç için tavsiye edilmez. Fazla keskin bir jiletle henüz tekniğiniz gelişmemişken yüzünüze cart diye dalabilirler. Başlangıç için "mild-yumuşak" olarak tabir edilen aletler önerilir, bunlar hatayı daha iyi tolere ederler, neredeyse kullan-at veya kartuşlu dediğimiz Mach 3 aletler kadar güven verirler.
Peki hangi jilet? İşte bu hobinin bir diğer zevkli kısmı: Yüzünüze en uygun olan jileti deneyerek bulmak. Bazı jiletler başlangıç için fazla keskindir, yukarıda bahsettiğim agresiflik olayı jiletlerde de vardır, agresif jiletler yüze dalma eğilimi gösterirler. Yine aynı şekilde başlangıç için daha uysal daha cici jiletleri seçmek faydalı olacaktır. Başlangıçta bir jiletten 10 paket almak yerine 10 farklı jiletten birer paket alıp her tıraşta birini deneyerek size en uygun olanını bulmak çok daha mantıklı bir hareket olacaktır diye düşünüyorum.
Yahu tek jilet yetecek mi bu sakala? Yıllarca kullan-atlardan kartuşlulardan kaynaklanan zorla zihnimize sokulan yanlış bilgiler var, sanki tek jiletle sakallarımız asla kesilemeyecekmiş gibi 3 jiletliler 5 jiletliler derken işin suyunu çıkardılar. Papia reklamındaki kız gibi bağırıyorum, tek jilet yeteeer!
Peki köpüğümüz tamam, tıraş aletimiz tamam, içinde jiletimiz var o da tamam. Ne yapıyoruz? Burada devreye "teknik" giriyor. Yine yıllar içinde kötü bir alışkanlık edindik, bastırarak tıraş olduk. Bu alışkanlığımızı terk etme zamanı gelmiştir. El alışkanlığı kazanma dönemine girdik. Tıraş aletini doğru bir açıyla tutmak gerekiyor öncelikle. Yüzünüzün yan tarafını tıraş ettiğinizi düşünelim, size karşıdan biri bakıyor olsun. Kulağınızın önündeki bölgedesiniz yukarıdan aşağıya doğru bir iniş yapacaksınız diyelim. Karşıdan bakan insan yüzünüzle tıraş aletiniz arasında 45 derecelik bir açı kaldığını görmeli. Gözünüzde canlandırmak zor olabilir ama bu yöntemlerle tıraş olmaya başladıkça ne dediğimi anlayacaksınız. Tekrar vurgulanması gereken bir konu var, tıraş aletini bastırmıyoruz! Kendi ağırlığıyla o sakalları öyle güzel kesiyor ki buna emin olabilirsiniz. Elinizi hafif bırakarak sallandırarak hamlelerinizi yapıyorsunuz. Doktor bey için söylüyorum bunu, perküsyon yaparken vuruş yaptığımız elimizi bilekten gevşek bırakıyoruz ya hani, aynı onun gibi o el bilekten gevşek kalacak. Bu şekilde yumuşak darbelerle "sakalınızın çıkış yönünde" tıraş aletimizi kaydırıyoruz. Bunu bir kere tüm yüzünüze yaptığınızda buna "1 perde" deniyor. Zevkinize ve yüz yapınıza göre değişmekle birlikte bunu sakal yönüne çapraz yönde bir kere daha yaparak 2. perdeyi ve hatta tavsiye edilmemekle birlikte sakal yönünüze doğrudan zıt yönde bir kere daha yaparak 3. perdeyi tamamlayabilirsiniz. Tabii ki perdeler arasında yüzünüzü tekrar ıslatıp tekrar köpüklemeyi unutmayınız.
Eveeet tıraşımız bittiii. Hayır bitmedi. Tıraş sonrası ne yapıyoruz? Bu da yine herkesin zevkine ve yüz yapısına göre değişkenlik gösteriyor. Yüzünü şöyle bir soğuk suyla yıkayıp hiçbir şey sürmeden çok olumlu sonuçlar alanlar da yok değil. Şahsen ben tıraş sonrası ürünlerin kullanılması gerektiğini düşünenlerdenim. Aftershave olarak balsamlar, losyonlar, kolonyalar, kremler vs. tonla ürün var. Zevkinize kalmış. Ama ben geleneklerimi dibine kadar yaşayacağım diyorsanız en çok tavsiye edilen tıraş sonrası ürün: Cilt şapı. Belki berberlerde gören olmuştur kirli beyaz renkte kaya tuzuna benzeyen şap blokları olur. İşte o şapı yüzde gezdirmek de bir tıraş sonrası rahatlama seçeneğidir.
Ne çok yazdın be kardeş? Ben bu işe merak saldım, ama çok para harcamak istemiyorum, öyle yurtdışıyla falan uğraşmak da istemiyorum, bana bir set yaz gidip alayım bir deneyeyim diyenler için fiyat/performans oranı yüksek, yurtiçinden rahatlıkla tedarik edebileceğiniz bir tavsiye listesi yazayım.

Tıraş fırçası: Wilkinson Sword tıraş fırçası. 15 TL'nin altına marketlerde satılan bir fırçadır. Domuz kılı bir fırça olmasına ve bu fiyata satılmasına rağmen yumuşaklığı hiç fena değildir. Şu an severek kullanıyorum. Porsuk fırça isterseniz de yerli bir marka olan Tipsoft'un fırçalarına göz atmanızı tavsiye ederim.
Tıraş sabunu/kremi: Efsanemiz gururumuz Arko tıraş sabunu. Eğer çok kuru bir cilt yapınız yoksa çok iyi anlaşacağınız bir ürün olacaktır. Marketlerde silindir bir ambalaj içerisinde 1.5-2 TL gibi bir fiyata satılmaktadır. Ben bir plastik kabın içine bu sabunu bıçakla dilimleyip kabın dibine basmak suretiyle kullanıyorum. Fırçayla köpürtürken çok kolay oluyor. Berberler de bu yöntemi kullanıyor. Cilt yapınız müsaade etmiyorsa Arko'nun paraben içermeyen çok başarılı tıraş kremleri var, Arko Hydrate olanını kullanmış ve memnun kalmıştım. Bunu tercih edebilirsiniz, köpürtmesi de çok kolaydır. Biraz elinize sıkıp yüzünüze yayarsınız, biraz da fırçaya doğrudan sıkıp yüzünüzde dairesel hareketler yaparak rahatlıkla köpürdüğünü görürsünüz.
Tıraş aleti: Wilkinson Sword Classic DE. Sert plastikten yapılma siyah renkli double edge bir tıraş aletidir. Ben Watsons'tan 15 TL gibi bir fiyata almıştım. İçinde 5 tane yaprak jiletin de olduğu bir paket halinde satılıyor. Beraberinde gelen jiletler çok kötü ama ne yazık ki. Son derece mild bir tıraş aletidir, neredeyse kartuşlu aletler kadar konforludur, acemilik döneminde yapılacak olan teknik hataları iyi tolere eder. Tutuşu rahattır.
Jilet: Astra Mavi, Astra Yeşil, Permasharp, Rapira, Shark. Kozmetik dükkanlarında kolaylıkla bulunabilecek olanları yazdım. İnternetten alabilirim diyorsanız Voskhod, Polsilver, Bolzano tavsiye edebilirim başlangıç için.
Tıraş sonrası: Nivea Hassas Ciltler için Aftershave Balsam. Bu da çoğu yerde 15 TL gibi bir fiyata satılıyor. Memnunum diyebilirim. Ciltten hemen emilip yağlı bir his bırakmamasını seviyorum. Kızarıklıkları ve yanma hissini azalttığını söyleyebilirim (iyi bir tıraşta bunlar zaten olmamalı gerçi).

Peki ben ne kullanıyorum? Maalesef geleneksel tıraşa son birkaç aydır biraz ihanet etmiş bulunuyorum. Tüm bu yazdıklarım benim için de geçerli, tıraş öncesi hazırlık olsun Arko sabunla fırçayı köpürtüp yüzüme uygulamak olsun... Sadece tıraş aleti-jilet olarak Gillette Mach 3 Turbo kullanıyorum. Benim cildimle en iyi anlaşan bu oldu ne yazık ki. Sonuçlarından çok memnunum kendi adıma, ama sizlere tavsiye etmiyorum. Geleneksel tıraşın ruhuna aykırı bir hareket benimki. İleride nasip olursa silvertip ya da bestbadger bir porsuk fırça almayı düşünüyorum. Yeni sabunlar ve aftershave ürünleri denemek istiyorum, planlarım bunlar.

Şimdilik bu kadar yazabildim, aklıma bir şeyler daha gelirse editlerim:)
Geleneksel tıraş çok güzel, gelsenize;)
Hocam bu güzel yazı ile konuya değerli katkılarınız için teşekkürler.

Siz forum arkadaşlarımızı geleneksel yolla ıslak tıraşa davet etmişsiniz, ben de sizi "Mühle R41 + Perma Sharp" kombosuna ısrarla davet ediyorum, madem deneyiminiz var bu konuda..

Ağırlığı ile, olaya yaklaşımı ile ve yakınlığı ile çok farklı bir boyutta deneyim yaşatacağını söyleyebilirim. Vereceğiniz her kuruşa değecektir..
 

Feelblue

Extrait de Parfum
Katılım
4 Ocak 2017
Mesajlar
496
Hocam bu güzel yazı ile konuya değerli katkılarınız için teşekkürler.

Siz forum arkadaşlarımızı geleneksel yolla ıslak tıraşa davet etmişsiniz, ben de sizi "Mühle R41 + Perma Sharp" kombosuna ısrarla davet ediyorum, madem deneyiminiz var bu konuda..

Ağırlığı ile, olaya yaklaşımı ile ve yakınlığı ile çok farklı bir boyutta deneyim yaşatacağını söyleyebilirim. Vereceğiniz her kuruşa değecektir..
Çok teşekkür ederim tavsiyeniz için:)
Bir dönem Edwin Jagger DE89 veya Merkur 34C'yi almayı düşünüyordum, epey araştırmıştım. Bunlara göz atmak istersiniz belki siz de.
Ayrıca jilet olarak da memnun kaldığınız Permasharp'a ek olarak tekniğiniz artık yeterince gelişmişse Gillette 7 O'clock Sharp Edge, KAI, Feather, Croma Diamant, Personna Lab Blue, Polsilver Super Iridium, Bolzano Superinox gibi başarılı jilet önerilerinde bulunayım denemediyseniz.:)
 

cmoarnveuts

Eau de Toilette
Katılım
22 Mar 2015
Mesajlar
142
Çok teşekkür ederim tavsiyeniz için:)
Bir dönem Edwin Jagger DE89 veya Merkur 34C'yi almayı düşünüyordum, epey araştırmıştım. Bunlara göz atmak istersiniz belki siz de.
Ayrıca jilet olarak da memnun kaldığınız Permasharp'a ek olarak tekniğiniz artık yeterince gelişmişse Gillette 7 O'clock Sharp Edge, KAI, Feather, Croma Diamant, Personna Lab Blue, Polsilver Super Iridium, Bolzano Superinox gibi başarılı jilet önerilerinde bulunayım denemediyseniz.:)
EJ DE89, Mühle R89 un aynısı zaten. Ben konuya R89 ile atmıştım ilk adımımı. Yeterince deneyim kazandırdı yaklaşık üç seneden sonra. Yazıda da belirttiğim gibi orta karar agresiflikte dengeli bir makine, başlangıç için ideal. Ama zaman R41 zamanıdır artık.. :D

Ben konuya biraz optimistik yaklaşıyorum. Benim için, ıslak tıraş hobiden çok, verimli ve keyifli bir tıraş yaşamaktan ibaret. Bahsettiğiniz jiletlerden sarı paketli 7 O'Clock ve Persona Lab Blue jiletlerini denemiştim. Çok ta iyiydi ama Perma Sharp ın ulaşılabilirliği ve performansı o jiletleri benim için gereksiz halde getirdi. Gereksiz masraf bence dahasını aramak. Feather zaten ayrı bi dava.! :)
 
Son düzenleme:

Cüneyt Üçeş

Extrait de Parfum
Satış Onaylı
Katılım
10 May 2016
Mesajlar
438
Islak tıraş benim vaz geçemediğim bir ritüel. Ritüel diyorum zira artık o hâle geldi. Bazı yerlerde geleneksel tıraş olarakta söyleniyor. www.geltir.com sitesine üyeyim ama pek aktif olduğum söylenemez. Sadece takip amaçlı ve yeni ürünlere bakıyorum.

Kullandığım makine Mühle R108 ve gayet memnunum. Jiletler; Zaza, Feather, Bic ve Astra. Bic ve Zaza'dan çok memnunum. Yakın zamanda Zaza'nın jiletli usturasını almayı planlıyorum.

Tıraş öncesi ve sonrası için Proraso'nun ürünlerini kullanıyorum. Cildim hassas olduğu için beyaz serisi olan Yeşil Çay ve Yulaf Özlü ürünleri tercih sebebim. Güzel kokulu hoş bir krem.

Tıraş fırçası hjm'nin fırçası. Bundan pek memnun değilim. Kısa zamanda domuz kılı bir fırça almayı planlıyorum.

Eskiden tıraş sonrası kolonya kullanırdım ve ne kadar büyük bir hata yaptığımı çok geç anladım. Siz siz olun tıraş sonrası kolonya kullanmayın.

Bir iki küçük resim atayım bari :)
20170217_203531.jpg

20170217_203648.jpg
 

cmoarnveuts

Eau de Toilette
Katılım
22 Mar 2015
Mesajlar
142
Islak tıraş benim vaz geçemediğim bir ritüel. Ritüel diyorum zira artık o hâle geldi. Bazı yerlerde geleneksel tıraş olarakta söyleniyor. www.geltir.com sitesine üyeyim ama pek aktif olduğum söylenemez. Sadece takip amaçlı ve yeni ürünlere bakıyorum.

Kullandığım makine Mühle R108 ve gayet memnunum. Jiletler; Zaza, Feather, Bic ve Astra. Bic ve Zaza'dan çok memnunum. Yakın zamanda Zaza'nın jiletli usturasını almayı planlıyorum.

Tıraş öncesi ve sonrası için Proraso'nun ürünlerini kullanıyorum. Cildim hassas olduğu için beyaz serisi olan Yeşil Çay ve Yulaf Özlü ürünleri tercih sebebim. Güzel kokulu hoş bir krem.

Tıraş fırçası hjm'nin fırçası. Bundan pek memnun değilim. Kısa zamanda domuz kılı bir fırça almayı planlıyorum.

Eskiden tıraş sonrası kolonya kullanırdım ve ne kadar büyük bir hata yaptığımı çok geç anladım. Siz siz olun tıraş sonrası kolonya kullanmayın.

Bir iki küçük resim atayım bari :)
Ekli dosyayı görüntüle 4022
Ekli dosyayı görüntüle 4023
Cüneyt Bey merhaba. R108 in sap kısmı resin tipinde değil mi, metal üzerine reçineli kaplama yani. Kafa kısmı R89 ile aynıymış bu makinenin. Merak ettiğim, sap kısmının çizilmelere karşı dayanıklığı nasıldır, el ıslakken ve sabunluyken kayma yapıyor mu?
 

Özgün Demir

Eau de Toilette
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
134
Şimdi ben buraya tekrar tekrar yazmayayım da, blogum olan tıraşkeyfim'i önereyim, ilgililer oradan okuyabilirler. Zaten sık sık forumlarda aynı şeyleri yazmamak için blogu açmıştım, birden fazla forumla bağlantılı olunca hepsini tekrar tekrar aynı şeyleri yazmak zor oluyor gerçekten. Bir de beni biliyorsunuz yazdın mı uzun yazıyorum. Bu sıralar çok da vaktim olmadığından bu şekilde beni mazur görün. Aralarda ek yapılacak şey görürsem ilave ederim. Ya da soru olursa elimden geldiğince yardımcı olurum geleneksel tıraş konusunda.
 

Cüneyt Üçeş

Extrait de Parfum
Satış Onaylı
Katılım
10 May 2016
Mesajlar
438
Cüneyt Bey merhaba. R108 in sap kısmı resin tipinde değil mi, metal üzerine reçineli kaplama yani. Kafa kısmı R89 ile aynıymış bu makinenin. Merak ettiğim, sap kısmının çizilmelere karşı dayanıklığı nasıldır, el ıslakken ve sabunluyken kayma yapıyor mu?
Evet hocam reçineli kaplama. Dediginiz gibi R89 ile ayni basliga sahip. Tutumu cok rahat, islakken veya sabunlu iken kayma olmuyor. Sapinda hic cizilme yok fakat ben makine ile isim bitince yikayip kurutup dolaba kaldiriyorum onunda etkisi vardir.

SM-N910C cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 

Feelblue

Extrait de Parfum
Katılım
4 Ocak 2017
Mesajlar
496
Bugün Arko tıraş sabunu aldım, maalesef zamlardan nasibini o da almış:( 1,5'tan 1,95'e yükselmiş. Geçen yıl bu zamanlar 1 TL olduğunu hatırlıyorum.
 

Feelblue

Extrait de Parfum
Katılım
4 Ocak 2017
Mesajlar
496
1-2 resim de ben ekleyeyim :) Bir önceki sayfadaki yazımda da bahsettiğim kullandığım fiyat/performans ürünleri ve çeşit çeşit yaprak jiletler :)

 
  • Beğen
Tepkiler: MD

Feelblue

Extrait de Parfum
Katılım
4 Ocak 2017
Mesajlar
496
Tıraş sonrası veya genel yüz temizliği sonrası memnuniyetle kullandığım, fiyatı da uygun olan bu nemlendiricinin içeriğinde maalesef paraben'in her türlüsü varmış yeni fark ettim:(
Bir daha kullanmayı düşünmüyorum.


 

Hakan B

Eau de Toilette
Katılım
23 Mar 2017
Mesajlar
130
Neden her traş sonrası sorun yaşıyor olduğumu anlamış oldum, güzel bi konu olmuş :)


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
 
Üst