Kokuyorum Parfüm Forum

Kokuyorum : Parfüm Forum

Mar
26
[​IMG]
Ormonde Jayne Nawab Of Oudh "The Four Corners of the Earth" serisindeki en sükse yapan koku olmuş.Bencede bu üne kavuşmasını,kesinlikle sonuna kadar hak etmiş çok güzel bir komposizyon...
2012'de piyasaya çıkan bu parfümün arkasındaki burun Geza Schoen'dur.

Açılışta hafif baharatlarla yoğun ama rafineri yeşil notalarla başlıyor. Çimenler otlar baharatlar geliyor burnuma...Gözümü kapattım, açdığımda Almanya'daydım... Aschaffenburg Schloss Johannisburg'da geziniyorum mevsim haziran otlar, çimenler taze taze nasıl da geliyor burnuma. Ya arkadaki havuzun sesine ne demeli, insanı huzura erdiriyor. Beni Almanya günlerime götüren bir açılış, ne kadar kıymetli...

[​IMG]

Orta notalarda biber kokusu alıyorum, pembe bibermiş... Harika harmanlanmış çiçek notaları ve peşi sıra onlara çok güzel şeffaf şekilde eşlik eden belki limon belki de bergamot...Çok güzel, insan koklamaya doyamıyor. Hemen sonrasında, şimdi sıra bizde deyip; gül ağırlıklı oud sahneye çıkıyor. Yalnız nasıl asil, sessiz ve derinden giriyorlar, sahneye. Profesyonelce...

[​IMG]

[​IMG]

Kapanışta hafif tozlu ve kuru vetiver, amber, misk triosu ile ve biraz hayvansallık barındırarak sonlanırken, bu üç nota güzel harmanlanmış.

Bir itirafta bulunmam gerekirse, beni en az etkileyen kısmı kapanışı oldu... Biraz ağır geldi ve sondaki hayvansılık burnumu yordu galiba... Bütün fazlarını benden hariç iki kişiye de koklattım ve iki kişi de son fazını ağır ve biraz baş ağrıtıcı buldular...
Kalıcılık tende gayet iyi; kıyafette ise bir günü rahatlıkla görüyor. Ben tendeki...
Mar
19
Sevgili forum ahalisi,
Öncelikle herkese iyi pazarlar ve iyi forumlar. Önemli bir duyurumuz var. Duymadık kalmasın. Duyanlar da duymayanlara haber eylesin. Malumunuzdur ki forumumuzda bir süredir başlatmış olduğumuz hediye kampanyalarımızla bir enerji yakaladık. Elbette maksadımız forumuzda bir parfüm kültürü ve bu kültürü yaşayan bir aile ortamı oluşturmaktır. Yaptığımız her etkinlikte temel amacımız budur. Bu bağlamda her seferinde daha verimli bir çalışma ile hediyelerimizi bu kültürün de bir parçası yapmaya karar verdik. Bir önceki yarışmamızda bu amaçla instagram çalışmasını başlattık. Bu sefer de forumumuzdan kalemi kuvvetli arkadaşları arıyoruz. Sözü çok uzattık. Vel hasılı kelam:
Yarışma, "yazarımızı arıyoruz" ve herkesin katılımını bekliyoruz. Vay efendim ben yazamam, yorumlayamam demeyin. Siz deneyin, katılın ne olacağı hiç belli olmaz. Unutmadan hediye kesinlikle bu emeğe değecek bir hediye ve umud ediyorum ki her sene bu tarz yarışma yaparak yeni arkadaşların motivasyonlarını daha fazla arttıracağız. Gelelim yarışma şartlarına:
1. Yarışma suresi yazının yayımlandığı tarihten itibaren 15 gün
2. Yarışmaya katılacağınız yazı forumda daha önce detaylı incelenmiş bir yazı olmayacak.
3. Parfüm yorumunuzda en az bir fotoğraf veya resim kullanılacak ( Şişe resmi hariç)
4. Yazınız 150 sözcükten kısa olmayacak.
5. Yazınızda " parfümü tanıtma, yaratıcı betimleme, yaratıcı fotoğraf kullanma" kriterlerine uymanız siz için faydalı olacaktır.
6. Yazılarınız, ustad, asumer, hoca, yilkant ve ozgun demir tarafından degerlendirilecektir.
7. Eşitlik durumunda kuraya başvurulacaktır.

Tüm forum ahalisinin şimdiden kalemine sağlık tekrar ediyoruz ben yazamam demeyin, deneyin.
Son olarak bu yarışmamızdaki hediyeyi sağlayarak forumumuza destek olan Muhip kardeşimize ( Nokta Parfümeri) hem bu ince düşüncesinden hem de onceki desteklerinden ötürü teşekkür ediyoruz ve Nokta Parfümeri nin yil dönümünü kutluyoruz.
Sağlıcakla kalın....
Mar
19
Arkadaşlar bugün Nokta Parfümeri'nin İstanbul şubesinin 1. yılı ve bugünün anısına Muhip Önal kardeşimin desteğiyle forumumuzdaki şanslı bir üyeye bir şişe parfüm hediye edeceğiz.Forumumuzdaki 50 de fazla mesaj yazmış tüm üyeler çekilişe katılabilir.Çekilişi 25.03.2016 tarihinde yapmayı planlamaktayım...şimdiden herkese bol şanslar dilerim.

Arkadaşlar müsadenizle küçük bir değişiklik yapmak istiyorum.Bu çekilişi kokuyorumnet instagram hesabındaki bir gönderiyi repost edenler ve kokuyorumnet instagram hesabını takip arasında yapacağız.Gönderiyi repost edip hesabı takibe alanlar bu başlık altında belirtebilir.
Şub
20
Mavi – İssey Miyake… Mavi mi yeşil mi acaba İssey Bleu … Bence mavi ile yeşilin buluştuğu yer. Yada yeşilin maviye çalan bir tonu. Bir ormanın içindeki göl manzarası. Hafif dağ esintisi, ormandan gelen reçine kokuları ve gölden az biraz su ve yosun…. Cavallier’in büyüsü… Kim bilir sentetik ne kadar malzeme varsa döktü içine… Ama kimin umurunda ki… Bleu tam bir liman… Canlı, erkeksi, kibar… Genci de alsın kullansın yaşlısı da… Aromatik mi evet odunsu mu elbette ama boğmuyor, cıvımıyor, yormuyor. Bleu yu alın, yedekleyin. Baharda, yazda sıkın eğlenin…

Notaları geçiş bazlı anlatmayacağım… Elbette narenciye ile açılıyor ve biberiye… Biberiye de ne güzel bir bitkidir. Itırlı bitkilerin şahlarından. Lavanta daha toprağa yakın bir bitkidir koku olarak, biberiye ise göğe yakındır… Çok severim biberiyeyi (Çayı da güzel olur limonlu ballı J ) Biberiye hep kokacak, koksun da… ardıçla servi ile koksun dursun. Kokunun temeli bu iki ağaç arkadaşlar… diğerleri yancı.. Dedim ya Cavalier sanki bir ondan koymuş , iki bundan . Kıvamı yakalamaya çalışmış. Yakalamış da… tazeden zencefil biraz tatlı biber işi bitirmiş. Ben çok derinden de paçuli aldım ama burnumu bileğime yapıştırdım da ancak oldu. Aslında notaların çok önemi de yok benim için bu kokuda… Kim ne derse desin arkadaş Bleue D’issey hoş bir koku… Niş mi ki çekiştireyim sağından solundan… “Bu sefer Sanat Sanat için Değil kardeşim Bu sefer Sanat Toplum İçin”

Jacques Cavallier, designerci amcamız… Yapmış vermiş mavi şişede. Alın alın. Vallahi alın… Bulunsun … Sıkılırsınız ödden gülden…Benden söylemesi….
Şub
19
Bazı parfümler vardır detaylı anlatım gerektirir, kültürü veya tarzı olan kokulardır. Ne bileyim bir parfüm grubunun kült kokusu ya da detaylı işlenmiş ve tarif etmek için çok çalışılması gereken bir kokudur. Bazı kokular da vardır ki bir çırpıda söylersin söylemen gerekeni. Çok laf kafa karıştırır, amacından uzaklaşırsın.
Elimdeki koku da çok laf istemeyen kokulardan biri. Geçtiğimiz seneden itibaren ülkemiz pazarında yer bulmuş ve forumumuzda da adı sık geçmeye başlayan bir koku olduğu için iki kelam edeyim dedim.

Koku piramit olarak tasarlanmış ve geçişlerin gayet rahat hissedildiği düz bir koku. Çok birleşeni yok ama bu minimal hava maalesef bir Creed havası yaratmıyor. Bana tasarım olarak İneke, Byredo tarzı kokuları hatırlatıyor. Xerjoff’ un kardeşi bir marka olduğu için beklenti yüksek oluyor ama firma hakkında yorum yapabilmek için diğer kokularını da tatmak gerekli diyelim. Kokuya geri dönecek olursak meyveli bir misk kokusu. Açılışta güzel bir narenciye cümbüşü var. Bu tarz narenciye patlamalarını seven herkesi ilk sıktığında kesinlikle büyüleyecektir. Ekşi, acı, aromatik hatta herbal (taze ) hissiyatları alabilirsiniz. Limon o kadar hoş bir asidik havayla geliyor ki neredeyse kabuğu kullanılmış diyeceğim. Açılışa çok hafiften alttan meyveler de birleşiyor. İlk 5-10 dakika meyve karnavalı mükemmel... Sarıyor, gülümsetiyor, rahatlatıyor. Ta ki narenciyeler çekilene kadar. Maalesef on dakikalar hep çabuk geçer. İşte koku benim için burada bitiyor ama eminim birçoğu için ara vermeden devam edecektir. Peki sonra ne oluyor?

Orta kısım karışık meyve aromalı tatlı misk. Misk dip notalarda açıklanmış ama ortaya çıkması için saatler geçmesi gerekmiyor. Narenciye çekildikten sonra meyvelerle birlikte rahatlıkla burnunuza geliyor. Abdullah kardeşimin yolladığı beyaz misk örneğine çok benziyor buradaki misk kullanımı. Orta kısmındaki meyvelerin baskın olanı ( detaylı açıklama yok ) bana göre erik ya da aroması yüksek bir...
Şub
14
[​IMG]
Parfümlerin dünyası keyifli ve sonu olmayan bir yolculuğun kara parçası adeta.Ancak işin içine her detaylı bakışımızda yeni yeni kavramları,hiç duymadığımız terimleri duyunca ister istemez bu dünyanın zorluğunuda farkedebiliyoruz.
Her konuda olduğu gibi parfümlerin de sınıflandırılması,belirli kurallar ve yakınlık derecelerine göre bazı skalalara tabi tutulması da zaman içerisinde bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmıştır.Bu yüzden notasal yakınlık durumlarına göre parfümler çeşitli gruplara ayrılmıştır.

Bugün sizlere nacizane şipre ailesini tanıtmaya çalışacağım
.[​IMG]

Şipre(chypre) bir bitki ailesinin genel adıdır.servi ağacı olarak ta bildiğimiz ve fransızca kıbrıs anlamına gelen bu şiprelerin uzun boyu (30-35 m) ve koyu yeşil yaprak dokusu ile uzaklardan dikkati çeker. Küçük bir futbol topuna benzeyen kozalakları, birbirini örtecek şekilde üst üste yerleşmiş pul yaprakları ile diğer iğne yapraklılardan farklıdır.
Parfüm dünyasında yaprakları,ağaç kökleri,kozalakları ve kabukları farklı şekillerde damıtılarak biribirine yakın ama farklı kontrastlarda servi esansları üretilebilmektedir.Her odunsu grupta olduğu gibi;yapraklarından aromatik ve yeşil,köklerinden ve reçinesinden dumansı/derimsi,kozalaklarından canlı/çiçeksi ve gövdesi ile kabuklarından sert odunsu tınılar alınabilir.
[​IMG]
Ancak az önce tanıttığımız servigiller ailesiyle bir koku sınıfı olan şipre tamamiyle birbirinden bağımsız kavramlar olduğunu hatırlatırım.Peki nedir bu şipre grubu diye sorarsanız;1917 yılına gitmemiz gerekir.Dönemin en büyük parfüm ve esans üreticilerinden Coty'nin kurucusu François Coty Akdeniz'deki Kıbrıs adasından ilham alarak oluşturduğu Chypre de Coty parfümü bu sınıfın doğmasına neden olarak devrinin koşullarında büyük yankılar uyandırmıştır
Chypre de...​
Şub
10
İlkokul yıllarımın belki de en ilginç anıları yerli malı haftalarını kutladığımız günlerdi. Akşamdan beslenme çantalarına koyduğumuz elmalar mandalinalar ekmek peynir domatesli sandviçler gelir. Derste ekmek peyniri indirip, tenefüste kantinin coca cola sırasında geçiren bir neslin ironik bir bireyiyim ne yazık ki bende. Üretilen değerlerin batıdan geldiği, tüketilen milli değerlerinse sadece topraktan geldiği bir zaman dilimindeyken günümüz koşullarında bu yazgımızı nispeten yendiğimiz bir çağa da adım attık. Artık üretimde kullanılan bir çok teknik bilginin elden ele dolaştığı, internetin varlığı sayesinde iletişim hızının geçmişe nazaran ışık hızına ulaştığı bir zaman dilimindeyiz. Koku kültürü olarak en üst sıralarda yer almamız gereken bir geçmişe sahip olmamıza rağmen Osmanlı’dan bu yana buhur suyu,tek notalık esanslar, tuhafiyeci tezgahlarından market raflarına uzanan "yerli malı" parfümler dışında parfüm endüstrimiz çok ta ses getiren hamleler yapamadı. Elini taşın altına koyan birkaç firma dışında kimse bu konuda gerekli adımları atamadı. Hatta kendi başına bir ekol olabilecek koku kültürü geçmişimize rağmen özellikle Fransa, İtalya, İspanya gibi kozmetik sanayisinde dev olabilmeyi başaran ülkelerin bu alanda bizi ezip geçmesini “su akar Türk bakar” deyişinden hareketle uzun yıllar sadece izledik. Bunun yanındaadı geçen ülkelerin durumuna bakarsak özellikle designer ürünlerin hakim olduğu piyasada Fransız İspanyol İtalyan parfüm firmalarının ve markalarının her zamanki gibi çizgi dışı hareket ettiği ve tüm piyasayı elinde tuttuğu görülmektedir. Onlarca sık kullanılan parfüm hammadesinin işlendiği ve dünya piyasalarında önemli fiyat etiketleriyle satılan ülkemizde parfüm üretiminde bu kadar gerilerde kalmak kesinlikle benim için tolere edilebilir bir durum değildir. En nihayetinde güzel kolkulara gönül vermiş Murat ve Mert beyin girişimci çabalarıyla niş parfüm dünyasına “nishane”markasıyla giriş yaptık....​
Oca
27
Merhabalar parfümseverler bugün sizinle paylaşmak istediğim koku Dsquared2 adlı moda markasının He Rocky Mountain Wood adlı kokusu .Firmanın en beğenilen ve satan kokularından biri.
Firmanın koku politikasına baktığımız zaman çok ürün çıkarma niyetinde olmadığını görüyoruz. 10 yıllık bir geçmişi olduğunu düşünürsek de azımsanmayacak kadar da parfümü var. Parfüm geçmişi çok olmamasına rağmen “He wood” serisi ve “Potion” serisi ile de hatırı sayılır bir başarı yakaladığını görebiliyoruz. Yakın zamana kadar zincir parfümerilerden birinde satışı bitirilmiş ve mağaza zincirlerinde ulaşım şansı kalmamıştı.

2009 yapımı kokuya geçersek eğer koku adını Rocky Dağları’ndan alıyor. Rocky Dağları, Kuzey Amerika kıtasının kuzeybatı bölümünde Kanada’dan Amerika’ya kadar uzanan görkemli ve uzun sıradağlardır. Ancak firmanın sahiplerinin Kanadalı olduğunu düşünürsek koku tasarlanırken Kanada’daki Rocky Dağları Ormanlarının kokuya ilham kaynağı olduğunu söylemek doğru olur.
IMG_4250_BearLake(1)_600.jpg
Kare şeklinde ahşap bir bloğun içine yerleştirilmiş şişe tasarımı ile parfümün temasını da tamamlamaya çalışan firma şişe konusunda doğru ve şık bir tercih yapmış diyebilirim. İki şişe bitirmiş biri olarak yanılmıyorsam şişe kapakları ahşap tercih edilmemişti ve şişe tasarımına gölge düşürmüştü.

Kokuya geçecek olursak çok detaylı ve derinliği olan bir koku değil elbette; ama genel beğeniye uygun dengeli bir harmana sahip, köşelerinden arınmış hoş bir kompozisyon diyebiliriz. Açılışta alkolün etkisinin hemen ardından menekşe ve vetiver belirmeye başlıyor. Sevecen ve sevimli …. Parfümün ana çizgisini oluşturan menekşe, hafif yeşil hafif çiçeksi hafif de odunsu bir koku karakterine sahip olduğu için menekşe çiçeğini bir erkek parfümüne oldukça yakıştırıyorum. Yalnız kokunun flanker i He wood da menekşe yaprağı da kullanılmış ve menekşe yaprağı koku olarak çiçeğinden uzak ve daha yeşil bir karaktere sahip olduğundan ben pek...
Oca
17
Bana göre dünyanın en derin kavramlarından biri "şans"tır.herkesin kendisinde olmadığını ifade ettiği ya da şanslı görünebilen birinin aslında ne kadar şanssız olabileceği ihtimali ise zihnimizden hızlıca gelip giden düşüncelerden biridir.Patricia Nicolai ise hem şanslı hem de şanssız olarak tanıtabileceğimiz piyasada çok az rastlanılan kadın parfümörlerden biri....neden mi şanslı? Guerlain ailesinin bir ferdi olarak parfümör olarak şanslı.... neden mi şanssız? bir kadın olarak guerlain başına geçilmesi istenmeyecek kadar. ancak kendi parfümevini 1989 yılında kurduktan sonraformülleyip şanssızlığı da şansına yenilmiş diyebiliriz kendisi için.

Nicolai son derece rafine tasarımları olan,piyasada çok sayıda örneği olan harmanları kendi özgünlüğüyle tasarlayarak yepyeni kokular yaratan bir kadın parfümör.çok sayıda eseri best seller statüsünde ve bugün efsane mertebesine ulaşmış pek çok kokunun sahibi...Geçtiğimi günlerde duyurduğum üzere Uzay Exclusive mağazasında satışına başlandı Nicolai'lerin.Temin etmek isteyip kör alış yapmak istemeyen parfüm sever arkadaşlara yardımcı olmak için ben de naçizane birkaç parfümü hakkında sizleri bilgilendirmek istedim.

Amber oud : adı gibi arabik kokmayan,lavanta amber ve aromatik otsuların eşliğinde devam eden öd ağacının çok fazla bağırmadığı kibar bir parfüm.viktor&rolf ntidote severlerin fanatiği olacağı bir koku.kesinlikle denemeye değer

Ambre Cashmere İntense : yumuşacık,sıcak,tatlı,dumansı bir amber yorumu..kuşe kağıdımsı aromasıyla iris kökü bir parça iris nazarena'yı hatırlatsa da son derece özgün bir tasarım olduğunu belirtmeliyim.bu arada ayvalı açılış ilginç ve lezzetli olmuş

Cuir Cuba İntense : Adında cuba gördüğümüz her parfümden çıkan tatlı tütün aromalarıyla alakasız çiçeksi otsu baharatlı bir deri yorumu olmuş.beni en çok ters köşeye yatıran kokusu olduğunu söyleyebilirim.kesinlikle orta yaş bayan kullanımına daha çok yakışır

Fig Tea : son yılların gözde kokusu incir'e farklı bir...