Kokuyorum Parfüm Forum

Kokuyorum : Parfüm Forum

Kas
16
Biraz tez başlığı gibi bir konu olsa da, içimden geçenleri paylaşmak istedim. Bu konu sebebiyle günlerim defalarca mahvolmuş, migren ağrılarından yataklara düşmüştüm :/ Üniversitede gerek yurt gerek okul hayatım boyunca arkadaşlarımın ''parfüm ve güzel kokmak'' kavramlarına bakış açısı hakkında fikir sahibi oldum (özellikle kız arkadaşların). 18-25 yaş arası kızların bakış açıları genel olarak şöyle:

1. Genç kızların %85'i (benim gördüklerim) açık ve doldurma parfüm kullanıyorlar. Parfüme 15-20 liradan fazla para vermenin ''saçmalık'' olduğunu savunup, zaten bunların da 300 liralık olanlarla muadil olduğunu söyleniyor.
2. Kozmetikte zararlı maddeler, içerik vs... gibi maddelere kesinlikle dikkat edilmiyor.
3. Açık parfümlerle resmen duş alınarak dışarı çıkılıyor ve çevredekilerin burun sağlığını siz düşünün.
4. Orijinal parfüm kullananlar kesinlikle eleştiriliyor ve açık parfüm kullanarak ''açıkgözlülük'' yaptıklarını savunuyorlar.
5. Kullandıkları parfümün adını veya ne olduğunu bilmiyorlar, sadece gidip ''çiçeksi'' bişiler istiyorum deyip önerileni alıyorlar.
6.Bir diğer ilginç konu ise deodorant kullanımı , tanıdıklarımın büyük bir çoğunluğu deodorantları parfüm gibi elbiselerine sıkıyorlar. Bi arkadaşa sorduğumda ''güzel kokmak'' için yaptığını söyledi. Deodorantın ''ter ve kokusunu önleme'' amacıyla kullanıldığını söylediğimde bunu ilk defa duyduğunu söyledi.
7. Ders molalarında sigara içip açık parfümleri üzerine boca edenleri hatırlamak bile istemiyorum.
8. İnstagram sayfalarından 50 liraya ''tester, replica'' parfüm alıp orijinalliği hakkında söz ettirmeyenler de mevcut.
9. Geneli çok ağır ve şekerli parfümleri kullanıyor.
10. Parfümün tenden tene değiştiği pek bilinmiyor, arkadaşta beğenilen bir parfüm alınabiliyor.

Burada kesinlikle herkes gidip Chanel, Dior kullanmalı demiyorum ve evet herkesin belirli bir bütçesi var. Fakat açık parfümle neredeyse aynı fiyat olan bir çok güvenilir marka parfümler de mevcut. Kişiler biraz da çevresindekileri...
Kas
15
Selam herkese,

Vintage splitimizin 2. bölümünü başlatıyoruz. Hayırlısıyla sorunsuz bir split olur inşaAllah. Yardımcı olan herkese şimdiden teşekkürler.

Bir önceki splitten bilindiği üzere, ödeme aşamasında parfümlerin temini, dekant şişelerinin satın alımı (şişe başı 2-2.5 tl eklenebilir) ve kargolanması, bölüştürülüp paketlenmesi için gerekli olan pıtpıtlı poşetler, bantlama vs paketleme masrafları için gerekli olan giderler, split katılımcılarının taleplerine denk şekilde pay edilmektedir.

NOT: Şişe fotoları temsilidir. Arada güncel şişelerin fotoları da olabilir. Bu yüzden splitteki şişelerin görünüşleri farklı olabilir.

Bismillah...

NOT : EFT/Havale yaparken açıklama kısmına forumdaki kullanıcı isminizi eklemenizi rica ediyoruz.

Ödeme Bilgileri:

Ozan GÜVENER
Ziraat Bankası
Şube: Akdeniz Üniversitesi / Antalya Şubesi
Hesap Numarası: 2167-67130479-5001
IBAN Numarası: TR 4900 0100 2167 6713 0479 5001

[​IMG]


Ödeme Listesi:

@Green : 180.5
@Byodorr : 144.5
@rasta82 : 79
@Mertus : 244
@Gökhan Burak Erdem : 170
@denondj : 190
@Emirhan : 165.5
@Kukla : 74
@intensa07 : 94.5
@Batuhan Kılıç : 42.5
@burhany: 44
@FaMant : 82.5
@azzura : 41
@RGPDBN007 : 116
@Güvenç Özdemir : 56.5
@Selcuk26 : 369
@ark : 252
@Burakkk : 140
@Özgün Demir : 136...
Kas
14
Nokta Cosmetics sahibi Muhip beyin desteğiyle Paul Emilien serisinin splitini gerçekleştireceğiz. Talepleri 25 Kasım Cumartesi gününe kadar toplayacağım. Kısaca kurallardan bahsetmem gerekirse;
  • Talepler bu başlık altından olup, ilk yazan önceliklidir.
  • En yüksek talepte bulunan kişi şişe hakkına sahip olacaktır.
  • Şişe ve paketleme ücreti olarak şişe başı 2 lira eklenecektir.
  • Kargo ücreti alıcıya ait olup, split ile beraber alınacak olup 6 liradır.
  • Not: Parfümler hakkında bilgi sahibi olmanız için üzerlerine tıkladığınızda sizi frag. başlığına yönlendirecektir.

1- Paul Emilien Premier Danse ml fiyatı 4,80 lira Kalan 100/100 ml

2- Paul Emilien Pure Addiction ml fiyatı 4,80 lira Kalan 100/100 ml

3- Paul Emilien Une Belle Journee ml fiyatı 4,80 lira Kalan 100/100 ml

4- Paul Emilien L'Ombre des Hommes ml fiyatı 5,30 lira Kalan 100/100 ml

5- Paul Emilien L'Esprit Divin ml fiyatı 5,80 lira Kalan 100/100 ml

6- Paul Emilien Vetiver Indien ml fiyatı 3,10 lira Kalan 100/100 ml

7- Paul Emilien Gardenia Tropical ml fiyatı 3,10 lira Kalan 100/100 ml

8- Paul Emilien Musc Angelique ml fiyatı 3,10 lira Kalan 100/100 ml

9- Paul Emilien Orchidee...
Kas
09


Ulu Önder Atatürk’ün 10 Kasım 1938’de ebedi aleme intikal edişi hiç kuşku yok ki Türk ulusunu derin bir üzüntüye sevketmiştir. O’nun ani ve apansız aramızdan ayrılışı bütün Türk halklarını da derinden sarsmakla kalmamış, dünya üzerinde diğer milletler arasında da büyük bir yankı uyandırmıştır. Atatürk’ün ölümünün hemen arkasından dünya liderleri tarafından yapılan tüm açıklamaların ortak noktası, O’nun dünyaya gelmiş çok nadir bir dahi olduğu, büyük devlet adamlığı ve diğer dünya milletlerine örnek olabilecek çalışmaları olmuştur. Atatürk, reformcu ve ileriyi görebilen niteliklerinin yanında aynı zamanda büyük bir komutan da. Türk Milli Mücadelesine yön vermiş, milleti ile birlikte “ya istiklal ya ölüm” diyerek, zaferin kazanılmasında en büyük pay sahibi kuşkusuz ki o olmuştur.

Ulu Önder Atatürk, Milli Mücadele sonrası sağlanan başarının asla yeterli olmadığını düşünerek bir benzerinin dahi yapılması çok güç hatta imkânsız olan bir çok devrimler gerçekleştirmiştir. O’nun Türk ulusuna en büyük hediyesi ise Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmak olmuştur. Tanzim ederek hayata geçirdiği devrimler ile Türk ulusuna çağ atlatmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin dünya devletleri arasında saygın konuma yükselmesine vesile olmuştur. İçine birçok şeyi sığdırdığı kısa yaşamının en son anına kadar memleketine hizmet etmiş olan bu büyük lider; “Benden sonra beni benimsemek isteyenler bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar” diyerek kurduğu cumhuriyete sahip çıkılmasını ve bunun ise çok çalışılarak bilimde ileri bir seviyeye çıkılması suretiyle gerçekleşeceğini ifade etmiştir.

İşte, bütün 10 Kasım’lar bu yüzden ulusça içinde bulunduğumuz mateme rağmen; Atatürk’ün fikirlerinin en iyi bir şekilde anlaşılarak tatbik edileceği günler olarak kalmalıdır. 10 Kasım’larda bizler onu her seferinden daha da iyi anlayarak, düşüncelerinden en üst düzeyde istifade ederek, ilmin ve fennin ışığında ülkemiz...
Kas
02


Meşe yosununun baş rolde olduğu doğal, zengin ve katmanlı vintage kokuları seviyorsunuz ama eski kafa değil de, biraz daha turunçgilli, üst notaları belirgin ve modern olsun istiyorsunuz. Buyrun, Dryad

Meraklıları için Salome ve genel beğeni için Anubis şaheserinden sonra Dryad ile bu parfümevine iyice ısındım. Nefis adaçayı önderliğinde yeşil destekli, asitsiz ve son derece doğal turunçgillerle açıldı. Floral notalar tam kararında estetik dokunuşlar yapmış. Tohumlu, acımtırak yeşillikler baş rolde. Ve meşe yosunu… Genelde vintage kokularından tanıdığımız bazen nemli, bazen rutubetli, bazen de küflü ama her durumda nostaljik-eski kafa meşe yosunu burada kurumamış, canlı haliyle, çok daha pozitif ve modern. Sevdim. Koku gerçekten zengin ve katmanlı. Papillon usta işi kokular yapıyor. Nota oranları çok iyi ayarlanmış. Alttan gelen balzamik ve baharatlı tatlılık, ölçülü kullanılmış zarif floraller, tertemiz vetiver, iştah açıcı ada çayı, kasnı otu ağırlıklı ferah yeşillikler aromatik otlarla birleşerek meşe yosununun baş rolde olduğu modern bir şipre ortaya çıkarmış.

Liz Moores, Anubis’ten sonra Dryad için de alkışı hak ediyor…

Koku Güzelliği: 8
Kalıcılık: 7
Farkedilirlik: 7
Kas
02
Açık Radyo’da Koku programının yapımcısı ve sunucusu olan Vedat Ozan’ın Kokular Kitabı’ndan ilginç alıntıları paylaşıyoruz.

Vedat Ozan, profesyonel bağımsız parfümörlüğünün yanı sıra duyular ve özellikle de koku duyusu konusunda çalışmalarını yürütüyor. Koku ve lezzet algısı içinde koku kavramları üzerine uzmanlığıyla bilinen Ozan, halen parfümörlüğe de devam ediyor. Ek olarak, koku algısının işlendiği Uygulamalı Koku Atölyeleri çalışmasını yürütmekte ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Kültürel İncelemeler Yüksek Lisans Programı’nda Koku ve Duyuların Kültürel Tarihi dersini sürdüren Ozan, dört ciltlik Kokular Kitabı üzerinde çalışıyor.

1.
Kokuyu hep soyut bir kavram gibi algılıyoruz. Koku, elle tutulmadığı ve gözle görülmediği için böyle yapıyor olabiliriz; ancak işin aslı hiç de öyle değil. Son derece somut.
Nefes alırken çevremizdeki koku kaynaklarından burnumuza süzülen koku molekülleri, hava ile birlikte burnumuzun içinden süzülerek, üst kısmındaki reseptörler, yani alıcılarla karşılaşıyor. Bu, öyle sandığınız gibi pek de uzun süren bir karşılaşma-tanışma işlemi değil. Kabaca her molekül, burada bir tekil alıcıya, sanki bir yapboz oyunu parçası gibi uyarak yerleşiyor. Bu hücreler de buradan koku algısı sinirleri vasıtasıyla beynimize fiziksel uyarılar gönderiyor. Beynimiz de bunları hafıza veri tabanımızdan tarayarak, ne olduklarına dair bize bilgi veriyor.

2.
Durağan bir yaşam tarzı içinde günde yaklaşık 18.000 kere, biraz cevval ve hareketliysek de 23.000 kere nefes alıyoruz. Bu nefes almalarda çok çeşitli koku kaynaklarından moleküller burnumuza giriyor.
Bu bir gül kokusu olabilir, fırında pişen bir hamur işi olabilir, sevgilinizin boynunun kokusu olabilir, kir, çürüme, gaz kokusu olabilir, binlerce değişik koku olabilir. Önemli olan kokunun cinsi değil, her nefes alışta ortamdaki koku molekülerini içeren havanın burnumuza girmesi. Pratik olarak bunu nefes almak = koklamak olarak da açıklayabiliriz....
Kas
01
aylardan ağustos...
sıcak bir akşamdı ağustosa yakışacak kadar...
herzaman gittiği pub a doğru gidiyordu saat geceye merhaba demişti...
karanlığa inat gözlerini kapadı hafif bir yaz yağmuru başlamıştı çünkü yüzünü göğe çevirdi...
artık yağmur taneleri kirpiklerine düşüyor dudaklarına meltem edasıyla öpücükler konduruyordu...
çok güzel bir pub dı, etrafı keskin yeşil çam ve portakal ağaçlarıyla çevrili hafif kireçleri dökülmüş bahçesin de kırmızı güllerin karşıladığı geçmiş zamandan kalmaydı...

13392922_567133223496977_1167428376_n.jpg img47466.1426x713.jpg
içerden gelen içki ve sigara dumanın kokusuyla buruk bir mutluluğa kaçışı tasvir ediyordu.
yine de seviyordu burayı kadın...
saçları sarıydı gözleri ise gri hafif bir kadeh gin toniğin şeffaflığını resmediyordu sanki..
her zamanki gibi bara doğru gitti hastaydı biraz okaliptüslü şeker almıştı yanına ağzına attı...
sedir ağacından yapılmış bar tabureye oturdu...
dışardaki sıcak rüzgar hafif yağmur çam ve portakal ağaçları bahçedeki güllerin kokusu pub ın kapısını açılmasıyla birlikte kadının saçlarının uçuşmasına neden oldu...
herzamankinden diye seslendi ağzında şeker varken barmene...
barmen bir kadeh gin tonik koydu bar masasına...
okaliptüslü şekeri bitmek üzereydi ama umrunda değildi yalnızlığa aşina kasvetli ruhuna inat bu gece yine kadeh kaldıracaktı...
ve öyle de yaptı...
çok şaşırdı şekerin o ferah yakıcı hali gin tonikle birleşince dudaklarında yemyeşil bir çam ağacı büyümüş gibi bir tebessüm yerleşti...
bir tane daha istedi barmenden o hazzı tekrar yaşamak için...
bir şeker daha attı ağzına ama bu sefer yavaş bir yudum aldı ağzında tuttu biraz kendini hiç gitmediği avustralya ormanlarında bir göl evinin kamelyasında hayaletti.
bir yanında okaliptüs ve çam ağaçlarının kolkola dansediyor onlara portakal ağaçları tempo tutuyor hafiften güller mırıldanıyordu...
tabi ki elinde gin tonik vardı...
Slide-CREED2.jpg
bu hayalinde ki koku kaosu onu sarhoş etmeye yetti...
öyle...
Eki
31
Amouage belki de niş parfüm dünyasına adını kalın puntolarla yazdıran bir parfüm evi. Umman'da kurulan firma şu an kanuni merkezi Umman iş merkezi ise İngiltere - Londra olarak yürütmekte. Amouage markasını belki de Umman kraliyet ailesine parfüm üreten bir markadan dünyada tanınır hale getiren kişi ise, Christopher Chong, kendisi lüks Amouage Evi'nin Yaratıcı Yönetmeni.

[​IMG]
Christopher Chong​
Chong kendi adını Amouage markasının çıkarmış olduğu ve Amouage'a şöhretini kazandıran kokularından biri olan Amouage - Jubilation'ı herhangi bir parfüm eğitimi olmadan tasarlaması ile duyurdu. Sonrasında yaratıcı yönetmen olarak çoğu parfümün tasarlanmasında başrol oynadı.​

İşte kokumuz olan Amouage - Honour Man de Bay Chong yönetiminde parfümör "Nathalie Feisthauer" tarafından oluşturuldu. Kokumuz olan Amouage - Honour, Bay Chong tarafından, yapılan sunumda ilhamını opera tarihinin ve gerçekçi opera akımının en önemli temsilcilerinden biri olan Puccini'nin, 'duyguları en yoğun bir biçimde ortaya koyduğu' Madama Butterfly operasını merkezine oturtmuş.
Bir Japon genç kızı ile bir Amerikalı subayın aşklarını on dokuzuncu yüzyılın gerçekleri içinde anlatan operada Nagazaki Limanını ziyaret etmekte olan Amerikan donanmasına ait gemideki bir subay, bir geyşa tellalının yardımıyla Butterfly (Cio Cio San) ile tanışıp onunla evlenir. Bu evlilik mutsuzlukla ve ölümle sonlanacaktır. Kokunun temeli sevgi ve ihanet hikayesini, umudu ve umutsuzluğu birlikte içeren bir oyundan ilham almakta....
Eki
29
Her gün, her saniye önemini bir kere daha hissettiğimiz , ülkemizin ve milletimizin birliğinin/ dirliğinin yegane temeli Cumhuriyetin kuruluşununun yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını minnetle anıyorum ve onun :
"Efendiler yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz" veciziyle bayramımızı kutluyorum , nice cumhuriyetin üzerimizde hakim olduğu yıllara ...